Trombotik trombositopenik purpura (TTP), ADAMTS13 adlı enzimin eksikliği nedeniyle küçük damarlarda yaygın trombosit pıhtılarının oluştuğu, trombosit düşüklüğü ve alyuvar parçalanmasıyla seyreden nadir ve acil bir kan hastalığıdır. Beyin, kalp ve böbrekleri etkileyebilir. Hızlı tanı ve plazma değişimiyle başlayan tedaviyle hastaların büyük çoğunluğu iyileşir.
Önemli noktalar
- TTP acil bir durumdur; tedaviye şüphe aşamasında, test sonuçları beklenmeden başlanabilir.
- Tanının temeli ADAMTS13 enzim etkinliğinin %10'un altında bulunmasıdır.
- Olguların %95'ten fazlası bağışıklık sistemine bağlı edinsel TTP'dir.
- Tedavi plazma değişimi, kortikosteroid, kaplasizumab ve rituksimabdan oluşur.
- İyileşen hastalarda nüks olabileceği için ADAMTS13 düzeyi düzenli izlenir.
TTP hastalığı nedir?
Trombotik trombositopenik purpura (TTP), küçük kan damarlarının içinde trombositlerden (kan pulcukları) oluşan çok sayıda minik pıhtının geliştiği nadir ve acil bir kan hastalığıdır1. Adı üç bulgusunu anlatır: "trombotik" pıhtı oluşumunu, "trombositopenik" trombosit düşüklüğünü, "purpura" ise ciltteki mor lekeleri. Ciltte morluklar görüldüğü için bir kanama bozukluğu gibi görünse de asıl tehlike damar içindeki pıhtılardır.
Vücutta ne olur?
Kanda dolaşan von Willebrand faktörü (VWF), trombositleri yaralı damar duvarına yapıştıran uzun zincirli bir proteindir. ADAMTS13 adlı enzim bu zincirleri sürekli keserek boylarını kısaltır ve gereksiz yere yapışkan olmalarını önler1. ADAMTS13 çalışmadığında aşırı uzun VWF zincirleri birikir. Bu zincirler, hiçbir yaralanma olmadan küçük damarlarda trombositleri yakalayıp kümeleştirir.
Ortaya çıkan minik pıhtılar beyin, kalp ve böbrek gibi organların kan akımını bozar. Trombositler bu pıhtılarda tüketildiği için sayıları düşer. Daralmış damarlardan geçmeye çalışan alyuvarlar da parçalanır; bu tabloya mikroanjiyopatik hemolitik anemi denir12.
Ne kadar sık görülür?
TTP her yıl milyon kişide yaklaşık 2–6 kişide görülen nadir bir hastalıktır1. Türkiye'de 19 hematoloji merkezinin katıldığı ulusal kayıt çalışmasında 2001–2023 yılları arasında tanı alan 215 immün TTP hastası incelenmiştir3. Hastaların ortanca yaşı 41'di ve %58,6'sı kadındı. Bu bulgu, hastalığın genç ve orta yaşlı erişkinlerde ve kadınlarda daha sık görüldüğünü gösteren uluslararası verilerle uyumludur3.
Türleri
TTP iki ana türe ayrılır1:
| Tür | Nedeni | Sıklık | Özellik |
|---|---|---|---|
| İmmün (edinsel) TTP | Bağışıklık sisteminin ADAMTS13'e karşı antikor üretmesi | Olguların %95'ten fazlası | Çoğunlukla erişkinlerde; nüks edebilir |
| Konjenital (kalıtsal) TTP | ADAMTS13 geninde anne ve babadan gelen değişiklik | Olguların %5'inden azı | Çocuklukta veya ilk gebelikte ortaya çıkabilir |
Konjenital TTP genel olarak nadirdir. Ancak küçük çocuklarda ve gebelikte ortaya çıkan TTP olgularının %25–50'sini oluşturabilir1.
Neden acil bir durumdur?
TTP saatler ve günler içinde kötüleşebilen, birden çok organı aynı anda etkileyebilen bir hastalıktır. Tedavi edilmezse hastaların büyük çoğunluğu kaybedilir; uygun tedaviyle ölüm oranı %10–15'e kadar iner3. ISTH 2025 güncellemesi, plazma değişimi ve bağışıklık baskılayıcı tedaviye kaplasizumab eklenmesinin trombosit sayısının toparlanmasını hızlandırdığını, alevlenme, nüks ve ölüm oranlarını belirgin biçimde azalttığını vurgular4.
Bu nedenle TTP şüphesi olan bir hasta yoğun izlem olanağı bulunan bir hastanede değerlendirilir. ISTH tanı kılavuzu, klinik şüphe yüksek olduğunda ADAMTS13 için kan örneği alındıktan sonra tedaviye sonuç beklenmeden başlanmasını önerir1.
Nedenleri ve risk faktörleri
İmmün TTP'de bağışıklık sisteminin neden ADAMTS13'e saldırdığı çoğu hastada bilinmez. Ancak bazı durumlar hastalığı tetikleyebilir. Türkiye kayıt çalışmasında tanıdan önceki üç hafta içinde en sık tetikleyiciler enfeksiyon (%15,0), yeni başlanan bir ilaç (%9,7) ve gebelik ya da doğum sonrası dönem (%6,3) olmuştur3.
Kadın olmak ve O dışındaki kan grupları da değiştirilemeyen risk etkenleri arasında sayılır3. HIV enfeksiyonu, lupus, bazı kanserler, kök hücre nakli ve bazı ilaçlar da TTP ile ilişkilendirilmiştir. Klopidogrel ve tiklopidin gibi trombosit baskılayıcılar, siklosporin, bazı kemoterapi ilaçları ve tonik içeceklerdeki kinin bunlara örnektir2.
Belirtileri nelerdir?
Sık görülen belirtiler
TTP'nin belirtileri trombosit düşüklüğünden, alyuvar yıkımından ve organların kan akımının bozulmasından kaynaklanır2:
- Ciltte peteşi ve morluklar, burun ya da diş eti kanaması
- Aşırı yorgunluk, solukluk, gözlerde ve ciltte sarılık
- Baş ağrısı, baş dönmesi, konuşma bozukluğu, kafa karışıklığı, nöbet ya da inme bulguları
- Ateş
- Karın ağrısı, bulantı, kusma, ishal
- Çarpıntı ve nefes darlığı
- İdrar miktarında azalma, idrarda kan ya da köpüklenme
Türkiye kayıt çalışmasında en sık başvuru yakınmaları yorgunluk (%68,8), baş ağrısı (%40) ve baş dönmesiydi (%32,1)3. Eskiden TTP için "klasik beşli" olarak bilinen ateş, kansızlık, trombosit düşüklüğü, böbrek yetmezliği ve nörolojik bulgu birlikteliği, olguların %10'undan azında tam olarak görülür3. Bu nedenle beşlinin tamamlanmasını beklemek tanıyı geciktirebilir.
Acil başvuru gerektiren durumlar
Tanı nasıl konur? ADAMTS13 testi
Kan testleri
İlk değerlendirmede tam kan sayımı, periferik yayma, alyuvar yıkımını gösteren testler ve organ işlevleri incelenir12:
| Test | TTP'de beklenen bulgu |
|---|---|
| Tam kan sayımı | Çoğu zaman belirgin trombosit düşüklüğü ve kansızlık |
| Periferik yayma | Parçalanmış alyuvarlar (şistositler) |
| LDH, bilirubin, haptoglobin, retikülosit | LDH ve bilirubin yüksek, haptoglobin düşük: alyuvar yıkımı |
| Direkt antiglobulin (Coombs) testi | Negatif (antikora bağlı alyuvar yıkımından ayırır) |
| Kreatinin ve idrar tahlili | Böbrek tutulumu |
| Troponin | Kalp kasının etkilenmesi |
| ADAMTS13 etkinliği | %10'un altında: TTP tanısını doğrular |
| ADAMTS13'e karşı antikor (inhibitör) | Pozitifse immün TTP |
ADAMTS13 testi tanının temelidir. Etkinliğin %10'un altında olması TTP'nin belirleyici bulgusudur; daha yüksek değerlerde hemolitik üremik sendrom gibi diğer tablolar araştırılır1. Kan örneği plazma değişimi ya da herhangi bir kan ürünü verilmeden önce alınmalıdır; aksi halde sonuç yanıltıcı olabilir1.
PLASMIC skoru
ADAMTS13 sonucu birçok merkezde günler alabilir. Bu süre içinde karar verebilmek için PLASMIC gibi klinik skorlar kullanılır1. Skor aşağıdaki her bulgu için bir puan verir:
- Trombosit sayısının 30.000/mm³'ün altında olması
- Alyuvar yıkımı bulguları (yüksek bilirubin, retikülosit artışı ya da ölçülemeyecek kadar düşük haptoglobin)
- Son bir yılda aktif kanser olmaması
- Organ ya da kök hücre nakli öyküsü olmaması
- Alyuvar hacminin (MCV) 90 fL'nin altında olması
- INR'nin 1,5'in altında olması
- Kreatininin 2,0 mg/dL'nin altında olması
Puan 6–7 olduğunda ağır ADAMTS13 eksikliği olasılığı yüksektir1. Türkiye kayıt çalışmasında hastaların %77,8'i başvuruda yüksek riskli grupta bulunuyordu3.
Bu tablodaki bulgular, aynı belirtilerle başvurabilen trombosit düşüklüğü nedenlerinden TTP'yi ayırmaya yardım eder. Alyuvarların damar içinde parçalandığı diğer durumlar hemolitik anemi sayfasında anlatılır. Alyuvar yıkımı olmadan yalnız trombositlerin düştüğü tablolarda ise itp hastalığı gibi nedenler öne çıkar.
Tedavi
Tedavi kararını belirleyen faktörler
Tedavi, TTP'nin immün mü konjenital mi olduğuna, ilk atak mı nüks mü olduğuna ve organ tutulumunun ağırlığına göre planlanır. Akut dönemde hastalar çoğunlukla yoğun bakım olanaklarına sahip birimlerde izlenir; nörolojik durum ve kalp ritmi yakından takip edilir4. Ülkemizde bazı yeni ilaçlara erişim koşulları değişkenlik gösterebilir.
Acil tedavi: immün TTP
Uluslararası Tromboz ve Hemostaz Derneği'nin (ISTH) 2020 kılavuzu ve 2025 güncellemesi, akut immün TTP'de şu yaklaşımı önerir4:
- Terapötik plazma değişimi: Hastanın plazması bir cihazla ayrılarak taze donmuş plazmayla değiştirilir. Böylece hem eksik ADAMTS13 yerine konur hem de ADAMTS13'e karşı antikorlar uzaklaştırılır.
- Kortikosteroid: Antikor yapımını baskılamak için plazma değişimine eklenir (güçlü öneri).
- Rituksimab: Antikor üreten B lenfositlerini azaltan anti-CD20 antikordur; ilk atakta ve nükste eklenmesi önerilir (koşullu öneri).
- Kaplasizumab: VWF'nin trombositlere bağlanan bölgesini kapatan küçük bir antikor parçasıdır (anti-VWF nanoantikor). Yeni pıhtı oluşumunu hızla durdurur; ilk atakta ve nükste kullanılması önerilir (koşullu öneri).
Kaplasizumab trombositlerin yapışmasını engellediği için kanama eğilimini artırabilir. Kanamaların çoğu burun ve diş eti kanaması gibi hafif ya da orta şiddettedir. Ancak beyin kanaması riski taşıyan hastalarda kullanılmaması gerekebilir4. Kılavuz, klinik şüphesi orta ya da düşük olan hastalarda kaplasizumab başlanmadan önce ADAMTS13 sonucunun beklenmesini önerir1.
Kanaması olmayan TTP hastalarında koruyucu trombosit naklinden genellikle kaçınılır. Bunun nedeni yararının gösterilmemiş olması ve bazı vaka raporlarında pıhtı ile kötüleşmeyle ilişkilendirilmesidir4.
Konjenital TTP'de tedavi
Konjenital TTP'de eksik olan enzim düzenli olarak yerine konur. Yıllarca taze donmuş plazma infüzyonu kullanılmıştır.
Laboratuvarda üretilen (rekombinant) ADAMTS13 ise 2024 itibarıyla ABD, Avrupa Birliği ve Japonya'da onaylıdır4. ISTH 2025 güncellemesi, remisyondaki konjenital TTP hastalarında atakları önlemek için rekombinant ADAMTS13'ü plazma infüzyonuna karşı güçlü biçimde önerir. Rekombinant ürüne erişilemiyorsa düzenli plazma infüzyonu, izleyip beklemeye tercih edilir4.
Yan etkiler ve destek tedavisi
Plazma değişimi için genellikle büyük bir toplardamara kateter takılır. Türk Hematoloji Derneği kılavuzunda aktarılan deneyimde en sık sorunlar kateterle ilişkili enfeksiyon, kateter tıkanması, tansiyon düşmesi ve toplardamarda pıhtıydı5. Plazma değişimine genellikle trombosit sayısı normale dönene ve LDH düzelene kadar devam edilir; trombosit sayısı çoğu hastada ilk günlerde yükselmeye başlar5.
Trombosit sayısı güvenli düzeye çıktığında, pıhtı riski değerlendirilerek koruyucu kan sulandırıcı ya da aspirin kullanımı da gündeme gelebilir4.
Nüks ve uzun dönem takip
İmmün TTP iyileştikten sonra da yeniden ortaya çıkabilir. Türkiye kayıt çalışmasında ortanca 30 aylık izlemde hastaların %16,3'ünde alevlenme ya da nüks görülmüştür; uluslararası serilerde bu oran daha yüksektir3. Nüks çoğu zaman belirti vermeden, ADAMTS13 etkinliğinin yeniden düşmesiyle başlar.
Bu nedenle iyileşen hastalarda ADAMTS13 etkinliği düzenli aralıklarla ölçülür3. ISTH kılavuzu, remisyonda olan ama ADAMTS13 düzeyi düşen ve hiçbir belirtisi olmayan hastalarda nüksü önlemek için rituksimab verilmesini önerir4.
Akut atak geçtikten sonra da bazı hastalarda uzun dönem sorunlar gelişebilir. Kılavuz; ruh hali bozuklukları, kısa süreli bellek sorunları gibi zihinsel belirtiler ve yüksek tansiyon yönünden izlem yapılmasını vurgular4.
TTP geçirmiş bir kadın gebelik planlıyorsa bunu önceden hematoloji ekibiyle konuşmalıdır. Gebelik, hem immün hem konjenital TTP'de atakları tetikleyebilir. ISTH kılavuzu, gebe kalan ve ADAMTS13 düzeyi düşük olan immün TTP hastalarında belirti olmasa bile önleyici tedavi önerir4.
TTP, HÜS ve atipik HÜS'ten nasıl ayrılır?
TTP'ye çok benzeyen bir başka trombotik mikroanjiyopati hemolitik üremik sendromdur (HÜS). Her ikisinde de trombosit düşüklüğü ve alyuvar parçalanması vardır. Ancak HÜS'te böbrek hasarı ön plandadır ve ADAMTS13 etkinliği %10'un üzerindedir1. Ayırım, tedavinin tamamen farklı olması nedeniyle önemlidir.
| Özellik | TTP | STEC ile ilişkili HÜS | Atipik HÜS (kompleman aracılı) |
|---|---|---|---|
| Neden | ADAMTS13 eksikliği | Shiga toksini üreten E. coli ile bağırsak enfeksiyonu | Kompleman sisteminin kontrolsüz etkinleşmesi |
| Tipik hasta | Genç ve orta yaşlı erişkin | En sık çocuklar | Çocuk veya erişkin; ailesel olabilir |
| Öne çıkan bulgu | Nörolojik belirtiler, ağır trombosit düşüklüğü | Kanlı ishalin ardından böbrek yetmezliği | Böbrek yetmezliği |
| ADAMTS13 etkinliği | %10'un altında | %10'un üzerinde | %10'un üzerinde |
| Temel tedavi | Plazma değişimi, bağışıklık baskılama, kaplasizumab | Destek tedavisi | Kompleman inhibitörleri |
Shiga toksini üreten E. coli ile ilişkili HÜS, çoğunlukla kanlı ishalle başlayan bir bağırsak enfeksiyonunun ardından gelişir. En sık çocuklarda görülür6.
Atipik HÜS ise enfeksiyonla ilişkili değildir ve kompleman adı verilen bağışıklık proteinlerinin kontrolsüz çalışmasından kaynaklanır. Bu hastalıkta C5 kompleman inhibitörleri hayat kurtarıcı tedavidir16. Benzer tablolar gebelikte HELLP sendromu, ağır enfeksiyonlar, kanser ve bazı ilaçlarla da ortaya çıkabilir; bu nedenle ayırıcı tanı hastanede, deneyimli ekiplerce yapılır.
Seyir ve yaşam beklentisi
Erken tanı ve güncel tedaviyle immün TTP hastalarının büyük çoğunluğu akut ataktan kurtulur. Türkiye kayıt çalışmasında hastaların %79,9'unda klinik yanıt alınmış, izlem süresince genel ölüm oranı %5,5, hastalıkla ilişkili ölüm oranı %3,0 bulunmuştur3. Bu oranlar, tedavi edilen hastalarda bildirilen uluslararası verilerle karşılaştırılabilir düzeydedir3.
Uzun dönemde nüks riski, zihinsel belirtiler ve tansiyon yüksekliği gibi sorunlar nedeniyle düzenli izlem gerekir. Seyir kişiden kişiye değişir; hastalığın tipi, tedaviye yanıt ve ADAMTS13 düzeyinin seyri en önemli belirleyicilerdir.
Ne zaman hematoloji uzmanına başvurmalı?
TTP acil bir durumdur. Aşağıdaki durumlarda gecikmeden değerlendirme yapılması önerilir:
- Trombosit düşüklüğüyle birlikte kansızlık, sarılık ya da yüksek LDH saptanması
- Kan yaymasında parçalanmış alyuvarlar görülmesi
- Trombosit düşüklüğüne baş ağrısı, konuşma bozukluğu, kafa karışıklığı ya da böbrek bulgularının eşlik etmesi
- Daha önce TTP geçirmiş birinde ADAMTS13 düzeyinin düşmesi ya da gebelik planlanması
Bu bulgular gecikmeden bir hekim ya da hematoloji uzmanı tarafından değerlendirilmelidir.
Sıkça sorulan sorular
TTP hastalığının tedavisi ne kadar sürer?
Akut dönemde plazma değişimi, trombosit sayısı normale dönene, LDH düzelene ve nörolojik bulgular gerileyene kadar genellikle her gün yapılır. Trombosit sayısı çoğu hastada ilk birkaç günde yükselmeye başlar ve yaklaşık bir hafta içinde normale döner; ancak süre hastadan hastaya değişir. Kaplasizumab ve rituksimab gibi ilaçlar bu dönemden sonra da bir süre devam edebilir. Hastaneden çıktıktan sonra izlem aylar ve yıllar boyunca devam eder, çünkü ADAMTS13 düzeyinin yeniden düşmesi nüksün habercisi olabilir.
TTP neden olur?
Edinsel TTP'de bağışıklık sistemi ADAMTS13 enzimine karşı antikor üretir. Bu enzim olmadan VWF adlı yapışkan protein parçalanamaz ve trombositleri küçük damarlarda kümeleştirir. Türkiye'deki kayıt çalışmasında tanıdan önceki üç hafta içinde en sık tetikleyiciler enfeksiyon, yeni başlanan bir ilaç ve gebelik ya da doğum sonrası dönemdi. Çok daha nadir görülen konjenital TTP'de ise enzim, ADAMTS13 genindeki kalıtsal bir değişiklik nedeniyle yapılamaz.
TTP tekrarlar mı?
Evet, edinsel TTP'de nüks olabilir. Uluslararası verilerde hastaların önemli bir kısmında ilk tedaviden sonra alevlenme ya da nüks görülür; Türkiye kayıt çalışmasında ortanca 30 aylık izlemde bu oran %16,3'tü. Nüks çoğu zaman ADAMTS13 düzeyinin sessizce düşmesiyle başlar. Bu nedenle remisyondaki hastalarda ADAMTS13 düzenli ölçülür; belirgin düşüş görülürse kılavuz, belirti çıkmadan rituksimabla önleyici tedavi verilmesini önerir.
TTP ile İTP arasındaki fark nedir?
Her ikisinde de trombosit sayısı düşer, ancak mekanizma ve tehlike farklıdır. İTP'de antikorlar trombositleri yıkar; asıl risk kanamadır ve çoğu hasta ayaktan izlenir. TTP'de ise trombositler küçük damarlarda pıhtı oluşturarak tükenir; alyuvarlar parçalanır ve beyin, kalp, böbrek gibi organların kan akımı bozulur. Bu nedenle TTP hastanede, acil olarak tedavi edilir. Kan yaymasında parçalanmış alyuvarların görülmesi iki hastalığı ayırmada önemli bir ipucudur.
TTP'de trombosit nakli neden genellikle yapılmaz?
TTP'de sorun trombositlerin eksikliğinden çok, damar içinde pıhtıya dönüşmeleridir. Kanamayan hastalarda trombosit nakli yararı gösterilmemiş bir uygulamadır ve bazı vaka raporlarında pıhtı ve klinik kötüleşmeyle ilişkilendirilmiştir. Bu nedenle uluslararası kılavuz, kanaması olmayan hastalarda koruyucu trombosit naklinden kaçınılmasını belirtir. Ciddi kanama ya da yüksek riskli bir girişim gerektiğinde ise hekim fayda ve riski değerlendirerek nakil kararı verebilir.
Kaynaklar
- Zheng XL, ve ark. ISTH guidelines for the diagnosis of thrombotic thrombocytopenic purpura. J Thromb Haemost. 2020;18(10):2486-95 — Journal of Thrombosis and Haemostasis, 2020 (erişim: 18.10.2026)
- Thrombotic Thrombocytopenic Purpura (TTP) — National Heart, Lung, and Blood Institute (NHLBI), 2025 (erişim: 18.10.2026)
- Karakuş S, ve ark. Clinical manifestations, treatment characteristics, and clinical outcomes in patients with immune thrombotic thrombocytopenic purpura in a real-world setting: an interim analysis of the Turkish iTTP Registry. Turk J Haematol. 2025;42(3):203-12 — Turkish Journal of Hematology, 2025 (erişim: 18.10.2026)
- Zheng XL, ve ark. 2025 focused update of the 2020 ISTH guidelines for management of thrombotic thrombocytopenic purpura. J Thromb Haemost. 2025;23(11):3711-32 — Journal of Thrombosis and Haemostasis, 2025 (erişim: 18.10.2026)
- Edinsel Kanama Bozuklukları ve Kalıtsal Trombofili Tanı ve Tedavi Kılavuzu (Ulusal Tedavi Kılavuzu 2011) — Türk Hematoloji Derneği, 2011 (erişim: 18.10.2026)
- Hemolytic-uremic syndrome — MedlinePlus, ABD Ulusal Tıp Kütüphanesi (NLM), 2025 (erişim: 18.10.2026)