Non-Hodgkin lenfoma, Hodgkin lenfoma dışında kalan ve B, T ya da NK lenfositlerinden gelişen lenfoma türlerini kapsayan bir hastalık grubudur. Olguların yaklaşık %85'i B hücrelidir. Bazı türleri yıllarca yavaş seyreder, bazıları haftalar içinde büyür. Tedavi alt tipe göre izlemden kemoimmünoterapiye, kök hücre nakline ve CAR-T hücre tedavisine kadar uzanır.

Önemli noktalar

  • Non-Hodgkin lenfoma, seyri ve tedavisi birbirinden farklı çok sayıda alt tipten oluşan bir hastalık grubudur.
  • Türkiye'de 2022'de 5.591 kişiye non-Hodgkin lenfoma tanısı konmuş; erkeklerde 8., kadınlarda 9. sık kanserdir.
  • Yavaş seyirli türlerde belirti yoksa izlem bir tedavi stratejisidir; hızlı seyirli türlerde tedavi gecikmeden başlar.
  • Diffüz büyük B hücreli lenfoma gibi hızlı seyirli türlerde hastaların çoğu kombinasyon tedavileriyle iyileşebilir.
  • Prognoz, alt tipe özgü indekslerle (IPI, FLIPI, MIPI) tahmin edilir; bu indeksler kendi başına tedaviyi belirlemez.

Non-Hodgkin lenfoma nedir?

Non-Hodgkin lenfoma (Hodgkin dışı lenfoma), Hodgkin lenfoma ölçütlerini karşılamayan bütün lenfoma türlerinin ortak adıdır. Bu türler B lenfositlerinden, T lenfositlerinden ya da doğal öldürücü (NK) hücrelerden gelişir; olguların yaklaşık %85'i B hücre kökenlidir1. Dünya Sağlık Örgütü'nün 2022 sınıflaması (WHO-HAEM5) ve aynı yıl yayımlanan Uluslararası Konsensüs Sınıflaması (ICC), bu grubu hücre kökenine ve genetik özelliklerine göre onlarca ayrı hastalığa böler23.

Pratikte bu çeşitlilik şu anlama gelir: "non-Hodgkin lenfoma" tanısı, hastalığın nasıl seyredeceğini ve nasıl tedavi edileceğini kendi başına söylemez. Patoloji raporunda alt tipin adının açıkça yer alması gerekir.

Vücutta ne olur?

Her lenfosit, olgunlaşırken lenf bezinin belirli bir bölgesinden geçer. Non-Hodgkin lenfoma, bu yolculuğun bir aşamasında genetik değişiklik biriktiren bir hücrenin kontrolsüz çoğalmasıyla başlar; hastalık, kaynaklandığı hücrenin özelliklerini taşır2. Bazı alt tipler belirli bir genetik değişiklikle tanınır.

Örneğin mantle hücreli lenfomaların en az %95'inde siklin D1 genini harekete geçiren bir kromozom yer değiştirmesi bulunur2. Büyük B hücreli lenfomalarda ise MYC ve BCL2 genlerindeki yer değiştirmeler daha agresif bir seyirle ilişkilidir4.

Ne kadar sık görülür?

Sağlık Bakanlığı'nın 2022 verilerine göre Türkiye'de o yıl 3.096'sı erkek, 2.495'i kadın olmak üzere 5.591 kişiye non-Hodgkin lenfoma tanısı konmuştur5. Yaşa göre düzeltilmiş hızlara göre hastalık ülkemizde erkeklerde en sık görülen 8. kanser (100.000'de 6,3), kadınlarda 9. kanserdir (100.000'de 4,5)5. ABD kayıtlarında tanı anındaki ortanca yaş 68'dir ve hastalık en sık 65–74 yaş arasında görülür6.

Hodgkin ve non-Hodgkin lenfoma arasındaki fark

İki hastalık grubu belirtiler açısından benzeşebilir; ayrım biyopsi örneğinin patolojik incelemesiyle yapılır.

Özellik Hodgkin lenfoma Non-Hodgkin lenfoma
Lenf bezindeki görünüm Az sayıda iri Hodgkin ve Reed-Sternberg hücresi; dokunun çoğu normal bağışıklık hücresi Dokunun büyük kısmı lenfoma hücrelerinden oluşur
Köken alan hücre B lenfositi B lenfositi (yaklaşık %85), T lenfositi ya da NK hücresi
Alt tip sayısı İki ana tip Onlarca alt tip
Türkiye'de yeni tanı (2022) 1.761 kişi 5.591 kişi

Tablodaki bilgiler sınıflama, ulusal kanser istatistikleri ve ABD Ulusal Kanser Enstitüsü kaynaklarına dayanır2517.

Non-Hodgkin lenfoma türleri

Alt tipler iki eksende gruplanır: hücre kökeni (B ya da T/NK) ve seyir hızı (yavaş ya da hızlı)7.

Seyir B hücreli örnekler T/NK hücreli örnekler
Yavaş seyirli (indolent) Foliküler lenfoma, marjinal zon lenfoma (MALT, splenik, nodal), küçük lenfositik lenfoma, lenfoplazmasitik lenfoma Mikozis fungoides
Hızlı seyirli (agresif) Diffüz büyük B hücreli lenfoma, primer mediastinal büyük B hücreli lenfoma, mantle hücreli lenfoma, Burkitt lenfoma, lenfoblastik lenfoma Periferik T hücreli lenfoma, anaplastik büyük hücreli lenfoma, anjiyoimmünoblastik tip T hücreli lenfoma, ekstranodal NK/T hücreli lenfoma

WHO-HAEM5'te anjiyoimmünoblastik T hücreli lenfomanın adı "nodal T foliküler yardımcı hücreli lenfoma, anjiyoimmünoblastik tip" olarak değiştirilmiştir2. Aşağıda sık görülen alt tiplerin kısa tanıtımı ve ayrıntılı sayfalarına bağlantılar yer alıyor.

Diffüz büyük B hücreli lenfoma

Diffüz büyük B hücreli lenfoma (DBBHL), non-Hodgkin lenfomaların en sık görülen türüdür7. Lenf bezleri haftalar içinde büyür; dalak, karaciğer, kemik iliği ve diğer organlar da tutulabilir7. Tedavi kür amacıyla, tanıdan kısa süre sonra başlar. Birinci basamakta anti-CD20 antikorlu kemoimmünoterapi, tekrarlayan hastalıkta CAR-T hücre tedavisi ve bispesifik antikorlar öne çıkar4.

Foliküler lenfoma

Foliküler lenfoma, lenf bezinde normal foliküllere benzeyen düğümcükler oluşturan, yavaş seyirli bir B hücreli lenfomadır71. İleri evrede bile ortanca sağkalım uzun yıllarla ifade edilir; ancak hastalık bu evrede genellikle tamamen ortadan kaldırılamaz ve aralıklarla geri dönebilir1. Belirti vermeyen hastalarda izlem standart yaklaşımlardan biridir1. Zamanla diffüz büyük B hücreli lenfomaya dönüşebilir; büyük bir çalışmada 5 yıllık dönüşüm oranı %11 bulunmuştur1.

Mantle hücreli lenfoma

Mantle hücreli lenfoma, lenf bezi foliküllerini çevreleyen "manto" bölgesindeki B hücrelerinden köken alır. Hastalık sıklıkla dalağa, kemik iliğine, kana ve sindirim kanalına yayılır7. Klasik formu hızlı seyirlidir; belirti vermeyen bazı hastalarda tedaviyi ertelemenin sonucu olumsuz etkilemediği bilinmektedir7. Tedavide BTK inhibitörleri adı verilen ağızdan alınan hedefe yönelik ilaçlar önemli bir yer tutar7.

Marjinal zon lenfoma

Marjinal zon lenfoma, yavaş seyirli ve çoğunlukla lenf bezi dışında başlayan bir B hücreli lenfoma ailesidir. Hastaların bir kısmında Hashimoto tiroiditi, Sjögren sendromu gibi otoimmün hastalık ya da Helicobacter gastriti öyküsü vardır1. Mideyle sınırlı MALT lenfomaların önemli bir kısmı Helicobacter pylori tedavisiyle geriler1.

Waldenström makroglobulinemisi

Waldenström makroglobulinemisi, lenfoplazmasitik lenfomanın kanda IgM tipi antikor artışıyla seyreden biçimidir. Kemik iliği, lenf bezleri ve dalak tutulabilir; bazı hastalar hiçbir belirti göstermez7. Tedavi gerektiğinde BTK inhibitörleri, anti-CD20 antikorlar ve kemoterapi seçenekler arasındadır1.

Kronik lenfositik lösemi ve küçük lenfositik lenfoma

WHO-HAEM5'te kronik lenfositik lösemi (KLL) ile küçük lenfositik lenfoma aynı hastalığın iki görünümü olarak ortak bir başlıkta yer alır2. Hastalık kanda belirgin lenfosit artışıyla seyrediyorsa KLL, ağırlıklı olarak lenf bezlerini tutuyorsa küçük lenfositik lenfoma adı kullanılır.

T hücreli lenfomalar

T hücreli lenfoma grubu; lenf bezlerinde başlayan periferik T hücreli lenfomaları, burun çevresinde yerleşme eğilimi gösteren ekstranodal NK/T hücreli lenfomayı ve deriden kaynaklanan türleri kapsar7. HTLV-1 virüsüyle ilişkili erişkin T hücreli lösemi/lenfoma ve tedavi edilmemiş çölyak hastalığında ince bağırsakta gelişen T hücreli lenfoma bu grubun daha nadir örnekleridir7. Tedavi yaklaşımı B hücreli lenfomalardan farklıdır.

Nedenleri ve risk faktörleri

Non-Hodgkin lenfomaların çoğunda belirgin bir neden bulunamaz. Risk; ileri yaş, erkek cinsiyet ve bağışıklık sisteminin zayıflamasıyla artar7. Bazı alt tiplerin belirli bir enfeksiyon ya da bağışıklık bozukluğuyla bağlantısı ise iyi bilinir:

Durum İlişkili olduğu lenfoma türü
Helicobacter pylori (mide enfeksiyonu) Mide MALT lenfoması
HTLV-1 virüsü Erişkin T hücreli lösemi/lenfoma
Epstein-Barr virüsü (EBV) Endemik Burkitt lenfoma, organ nakli sonrası lenfoproliferatif hastalık, ekstranodal NK/T hücreli lenfoma
HIV enfeksiyonu Burkitt lenfoma, plazmablastik lenfoma, primer efüzyon lenfoması
Organ nakli sonrası bağışıklık baskılayıcı ilaçlar Nakil sonrası lenfoproliferatif hastalık
Tedavi edilmemiş çölyak hastalığı Bağırsak (enteropati tipi) T hücreli lenfoma
Sjögren sendromu, Hashimoto tiroiditi MALT lenfoma

Tablodaki ilişkiler ABD Ulusal Kanser Enstitüsü'nün hasta ve hekim bilgilendirme metinlerine dayanır71. Büyük B hücreli lenfomalar için hepatit B ve C, otoimmün hastalıklar, ailede lenfoma öyküsü ve bazı kimyasallara uzun süreli maruziyet de risk etkenleri arasında sayılır4. Bu durumlardan birini taşıyan kişilerin büyük çoğunluğunda lenfoma gelişmez.

Belirtileri nelerdir?

Sık görülen belirtiler

Belirtiler alt tipe ve tutulan bölgeye göre değişir. En sık bulgu boyun, koltuk altı, kasık ya da karın içindeki lenf bezlerinin büyümesidir7. Nedeni açıklanamayan ateş, geceleri yoğun terleme, kilo kaybı, yorgunluk, döküntü ya da kaşıntı eşlik edebilir7. Lenf bezi büyümesinin hangi özelliklerde araştırılması gerektiği lenf bezi şişmesi sayfasında anlatılmıştır.

Yavaş seyirli türler uzun süre çok az belirti verir; bazen başka bir nedenle yapılan bir kan tahlilinde fark edilir7. Hızlı seyirli türlerde ise lenf bezleri haftalar içinde belirgin biçimde büyür ve genel belirtiler daha sık görülür7. Lenf bezi dışındaki organ tutulumu o organa özgü yakınmalara yol açar: karın içi tutulumda karın ağrısı, göğüs ortasındaki kitlede öksürük ve nefes darlığı, kemik tutulumunda kemik ağrısı görülebilir7.

Acil başvuru gerektiren durumlar

Tanı nasıl konur?

Tanı, büyümüş lenf bezinin bütünüyle çıkarılması ya da kalın iğne biyopsisiyle alınan dokunun incelenmesiyle konur; biyopsinin ayrıntıları lenfoma sayfasında anlatılmıştır. Non-Hodgkin lenfomada patolojik inceleme özellikle kapsamlıdır: hücre yüzeyi işaretleyicileri immünohistokimya ve akım sitometrisiyle, gerektiğinde gen değişiklikleri FISH ve diğer moleküler testlerle araştırılır42.

Hastalığın yayılımı PET-BT ya da bilgisayarlı tomografiyle belirlenir. Kemik iliği biyopsisinin gerekliliği alt tipe göre değişir; PET-BT çekilen diffüz büyük B hücreli lenfoma hastalarında yalnızca seçilmiş durumlarda yapılır4. Anti-CD20 antikor ya da kemoterapi öncesinde hepatit B ve C enfeksiyonu araştırılır1. Geçirilmiş hepatit B enfeksiyonu olanlarda virüs yeniden alevlenebileceği için koruyucu antiviral tedavi ya da düzenli izlem planlanır8.

Evreleme ve prognostik indeksler

Evre

Non-Hodgkin lenfomada evre, Lugano sınıflamasıyla belirlenir: evre I–II sınırlı, evre III–IV ileri hastalığı gösterir1. Lenfomaların önemli bir kısmı tanı anında ileri evrededir. ABD kayıtlarında olguların %37'si evre IV'te tanı alır6. Ancak yavaş seyirli türlerde ileri evre, kısa yaşam beklentisi anlamına gelmez.

Prognostik indeksler (IPI, FLIPI, MIPI)

Prognostik indeksler, hastalığın beklenen seyrini tahmin etmek için birkaç basit klinik bilgiyi bir araya getiren puanlama sistemleridir. Her biri belirli bir alt tip için geliştirilmiştir.

İndeks Hangi lenfomada? İçerdiği ölçütler
IPI (Uluslararası Prognostik İndeks) Diffüz büyük B hücreli lenfoma 60 yaş üstü, yüksek LDH, kötü genel durum, evre III–IV, birden fazla lenf dışı organ tutulumu
FLIPI Foliküler lenfoma 60 yaş üstü, yüksek LDH, evre III–IV, hemoglobinin 12 g/dL altında olması, dörtten fazla lenf bezi bölgesi tutulumu
MIPI Mantle hücreli lenfoma Yaş, genel durum (ECOG), LDH ve lökosit sayısı; Ki-67 eklenerek MIPI-c

Tablodaki ölçütler Avrupa Hematoloji Derneği, ABD Ulusal Kanser Enstitüsü ve Türk Hematoloji Derneği kılavuzlarından alınmıştır418. İndeksler topluluk düzeyinde risk gruplarını ayırır; bir hastanın kişisel seyrini öngörmek için yeterli değildir. FLIPI gibi bazı indekslerin, belirti vermeyen bir hastada tedaviye başlama kararını belirlemek için kullanılmadığı da vurgulanır1.

Tedavi

Tedavi ilkeleri gruplara göre

Non-Hodgkin lenfomada tedavinin amacı ve yoğunluğu alt tipe göre belirgin biçimde değişir.

Grup Tedavinin amacı Başlıca yaklaşımlar
Hızlı seyirli B hücreli lenfomalar Kür (kalıcı iyileşme) Anti-CD20 antikor içeren kemoimmünoterapi; seçilmiş hastalarda beyin-omurilik koruması; tekrarlayan hastalıkta CAR-T hücre tedavisi, otolog kök hücre nakli, bispesifik antikorlar
Yavaş seyirli B hücreli lenfomalar Uzun süreli hastalık kontrolü ve yaşam kalitesi Belirti yoksa izlem; sınırlı evrede radyoterapi; tedavi gerektiğinde anti-CD20 antikor yalnız başına ya da kemoterapiyle; nükste hedefe yönelik ilaçlar, bispesifik antikorlar ve seçilmiş hastalarda CAR-T
T/NK hücreli lenfomalar Alt tipe göre kür ya da kontrol Alt tipe özgü kemoterapi kombinasyonları, CD30 gibi hedeflere yönelik ilaçlar; seçilmiş hastalarda kök hücre nakli

Tablo, Avrupa Hematoloji Derneği ve ABD Ulusal Kanser Enstitüsü önerilerine dayanır417.

Hızlı seyirli non-Hodgkin lenfoma kısa vadede daha tehlikeli görünse de ABD Ulusal Kanser Enstitüsü'nün özetine göre yoğun kombinasyon tedavileriyle hastaların %70'inden fazlası iyileşebilir; bu oran alt tipten alt tipe belirgin biçimde değişir1. Yavaş seyirli türler ise tedaviye hızlı yanıt verir, ancak ileri evrede aralıklarla geri dönme eğilimindedir; bu hastalar gerektiğinde yeniden ve çoğu zaman başarıyla tedavi edilebilir1.

Nükseden hastalıkta yeni tedaviler

Birinci basamak tedaviye yanıt vermeyen ya da tedavi bittikten sonraki 12 ay içinde nüks eden büyük B hücreli lenfomada, uygun hastalara ikinci basamakta CAR-T hücre tedavisi önerilmektedir4. Daha geç nükslerde kurtarma kemoterapisinin ardından yüksek doz tedavi ve otolog kök hücre nakli standart yaklaşımdır4. T lenfositlerini lenfoma hücresine yönlendiren CD20×CD3 bispesifik antikorlar ise ileri basamakta ve nakle uygun olmayan hastalarda kullanılmaktadır4.

Bu tedavilerin işleyişi ve yan etkileri akıllı ilaç tedavisi sayfasında ayrıntılı olarak anlatılmaktadır. CAR-T ve kök hücre nakli, bu iş için izin almış nakil ve hücresel tedavi merkezlerinde yapılır. Söz konusu tedavilere ülkemizde erişim, ruhsat ve geri ödeme kararlarına bağlı olarak değişkenlik gösterebilir.

Daha nadir non-Hodgkin lenfoma türleri

Burkitt lenfoma

Burkitt lenfoma, en hızlı büyüyen lenfoma türlerinden biridir ve MYC genini içeren bir kromozom yer değiştirmesiyle tanınır2. Çene ve yüz kemikleri, bağırsaklar, böbrekler ve yumurtalıklar gibi bölgeleri tutabilir; beyin ve omuriliğe yayılma eğilimi nedeniyle tedaviye beyin-omurilik koruması eklenir7. Afrika'da görülen endemik tip EBV ile, bağışıklık yetmezliğiyle ilişkili tip ise çoğunlukla HIV ile bağlantılıdır. En sık çocuklarda ve genç erişkinlerde görülür7.

Primer mediastinal büyük B hücreli lenfoma

Bu lenfoma göğüs kemiğinin arkasında, mediastende büyük bir kitle olarak ortaya çıkar. Hava yollarına baskı yaparak öksürük ve nefes darlığına yol açabilir; hastaların çoğu 30–40 yaşlarındaki kadınlardır7. Avrupa kılavuzu, standart üç haftalık R-CHOP yerine daha yoğun ya da daha sık aralıklarla verilen rejimleri önerir. Tedavi sonunda PET-BT'de tam metabolik yanıt alınan hastalarda göğüs bölgesine radyoterapi verilmeyebilir4.

Lenfoblastik lenfoma

Lenfoblastik lenfoma, olgunlaşmamış lenfositlerden (lenfoblast) gelişir ve çoğunlukla T hücre kökenlidir. Sıklıkla göğüs ortasındaki timus bölgesinde kitle yapar; ergenlerde ve genç erişkinlerde daha sık görülür7. Akut lenfoblastik lösemiyle aynı hücre ailesinden geldiği için tedavisi de lösemi protokollerine benzer7.

HIV ile ilişkili lenfomalar

HIV enfeksiyonu, büyük B hücreli lenfoma ve Burkitt lenfoma riskini artırır47. Plazmablastik lenfoma ve akciğer, kalp ya da karın zarı boşluklarında biriken sıvıda gelişen primer efüzyon lenfoması da çoğunlukla HIV enfeksiyonu olan kişilerde görülür7. Bu hastalarda lenfoma tedavisi, HIV tedavisi ve enfeksiyonlardan korunma birlikte planlanır.

Nakil sonrası lenfoproliferatif hastalık (PTLD)

Kalp, akciğer, karaciğer, böbrek ya da pankreas nakli yapılan ve ömür boyu bağışıklık baskılayıcı ilaç kullanan kişilerde gelişebilen lenfoma benzeri bir hastalıktır. Çoğu B hücre kökenlidir ve hücrelerde sıklıkla Epstein-Barr virüsü bulunur7. Tedavide önce bağışıklık baskılayıcı ilaçların dozu azaltılır ya da kesilir; yeterli olmazsa anti-CD20 antikor yalnız başına ya da kemoterapiyle verilir7.

Akdeniz tipi karın lenfoması

Doğu Akdeniz ülkelerinde genç erişkinlerde görülen bu MALT lenfoma türü, ince bağırsağı tutar ve "immünoproliferatif ince bağırsak hastalığı" olarak da adlandırılır. Bazı hastalarda Campylobacter jejuni adlı bakteriyle enfeksiyon saptanır7. Ülkemizin de içinde bulunduğu bölgede tanımlandığı için ince bağırsağı tutan lenfomalarda ayırıcı tanıda akılda tutulur.

Seyir ve yaşam beklentisi

Non-Hodgkin lenfomada beklenen seyir alt tipe göre çok farklı olduğu için bütün grubu kapsayan bir oran yanıltıcı olabilir. ABD'nin SEER kayıtlarında 2016–2022 arasında tanı alan tüm non-Hodgkin lenfoma hastalarında 5 yıllık göreli sağkalım %74,3'tür6.

Tanı anındaki evre Hastaların oranı 5 yıllık göreli sağkalım
Evre I %21 %87,6
Evre II %15 %79,7
Evre III %17 %74,0
Evre IV %37 %63,6

Yavaş seyirli lenfomalarda ortanca yaşam süresi 20 yıla kadar uzayabilir, ancak ileri evre hastalık genellikle tamamen ortadan kaldırılamaz1. Hızlı seyirli türlerde ise nükslerin çoğu tedaviden sonraki 2 yıl içinde görülür1. Örneğin diffüz büyük B hücreli lenfomada tanıdan sonraki 2 yılı hastalığı ilerlemeden ya da geri dönmeden geçirenlerin sağkalımı, genel nüfustakine benzer hâle gelir4. Kendi hastalığınıza ilişkin beklentiyi, alt tipi ve risk skorlarını bilen hekiminizle konuşabilirsiniz.

Tedavi sonrası takip ve günlük yaşam

Tedavi bittikten sonra kontroller, nüksün belirtilerini ve tedavinin geç etkilerini izlemek için yapılır. Belirti yokken düzenli aralıklarla PET-BT ya da BT taraması yapılması önerilmez4. Lenfoma ve tedavisi bağışıklık sistemini uzun süre etkileyebildiği için aşıların güncel tutulması ve enfeksiyon belirtilerinde erken başvuru önemlidir4. Doksorubisin içeren tedavi alanlarda kalp sağlığı, boyun bölgesine radyoterapi alanlarda tiroit işlevi izlenir4.

Yorgunluk ve hastalığın geri dönme kaygısı tedaviden sonra da sürebilir. Düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenme yorgunlukla baş etmede ve kalp-damar sağlığında önerilen yaşam tarzı değişiklikleridir4.

Ne zaman hematoloji uzmanına başvurmalı?

Aşağıdaki durumlar araştırılmalıdır; çoğu lenfoma dışındaki nedenlere bağlı olsa da nedenin açıklığa kavuşması gerekir7:

  • Boyunda, koltuk altında ya da kasıkta birkaç haftadır süren ve büyüyen şişlik
  • Nedeni bulunamayan ateş, gece terlemesi ya da kilo kaybı
  • Göğüs, karın ya da kemiklerde açıklanamayan ağrı
  • Organ nakli sonrası ya da HIV enfeksiyonu olan kişilerde yeni gelişen lenf bezi büyümesi
  • Kan tahlilinde açıklanamayan lenfosit artışı, kansızlık ya da yüksek LDH

Araştırma genellikle birinci basamakta ya da iç hastalıkları polikliniğinde başlar ve gerekirse ileri tetkiklerle sürer. Bu belirtileriniz varsa bir hekime ya da hematoloji uzmanına başvurmanız önerilir.

İlgili alt başlıklar

Sıkça sorulan sorular

Non-Hodgkin lenfoma ile Hodgkin lenfoma arasındaki fark nedir?

İkisi de lenfositlerden gelişen lenfoma türleridir. Hodgkin lenfomada lenf bezinde az sayıda iri Hodgkin ve Reed-Sternberg hücresi bulunur ve dokunun çoğunu normal bağışıklık hücreleri oluşturur. Non-Hodgkin lenfomada ise dokunun büyük kısmı lenfoma hücrelerinden oluşur ve yavaş ya da hızlı seyirli onlarca alt tip vardır. Türkiye'de non-Hodgkin lenfoma, Hodgkin lenfomadan yaklaşık üç kat daha sık görülür; tedavi yaklaşımları da farklıdır.

Non-Hodgkin lenfoma evreleri nasıl belirlenir?

Evre, hastalığın yayılımını gösterir ve çoğu türde PET-BT ile belirlenir. Evre I–II hastalık diyaframın bir tarafında sınırlıdır, evre III diyaframın iki yanını, evre IV ise lenf sistemi dışındaki organları kapsar. Non-Hodgkin lenfomada evre, tedaviyi belirleyen etkenlerden yalnızca biridir. Alt tipe özgü prognostik indeksler, laboratuvar değerleri ve kişinin genel durumu da birlikte değerlendirilir.

Burkitt lenfoma nedir?

Burkitt lenfoma, B lenfositlerinden gelişen ve çok hızlı büyüyen bir non-Hodgkin lenfoma türüdür. MYC adlı genin yer değiştirmesiyle karakterizedir. Bağırsak, böbrek, yumurtalık ve çene kemikleri gibi bölgeleri tutabilir; beyin ve omuriliğe yayılma eğilimi vardır. En sık çocuk ve genç erişkinlerde görülür. Hızlı büyüdüğü için tanı konduktan sonra yoğun kemoterapi gecikmeden başlanır.

Yavaş seyirli non-Hodgkin lenfoma neden hemen tedavi edilmeyebilir?

Yavaş seyirli lenfomalar aylar ya da yıllar içinde ilerler ve belirti vermeden uzun süre sabit kalabilir. Bu nedenle foliküler lenfoma gibi türlerde, belirti ve organ hasarı yokken düzenli kontrollerle izlem kabul görmüş bir standart yaklaşımdır. Belirti ortaya çıktığında, lenf bezleri hızla büyüdüğünde ya da kan değerleri bozulduğunda tedaviye başlanır. İzlem süresince hastalık hekim tarafından yakından takip edilir.

Non-Hodgkin lenfoma belirtileri nelerdir?

En sık belirti boyun, koltuk altı, kasık ya da karın içinde büyüyen lenf bezleridir. Açıklanamayan ateş, gece terlemesi, kilo kaybı ve yorgunluk eşlik edebilir. Mide, deri, beyin ya da kemik iliği gibi lenf bezi dışındaki organlar tutulduğunda belirtiler o organa özgü olur. Yavaş seyirli türler uzun süre hiç belirti vermeyebilir. Bu yakınmaların çoğu lenfoma dışındaki nedenlerle de ortaya çıkar.

Kaynaklar

  1. Indolent B-Cell Non-Hodgkin Lymphoma Treatment (PDQ) – Health Professional Version — National Cancer Institute (ABD), 2025 (erişim: 18.10.2026)
  2. The 5th edition of the World Health Organization Classification of Haematolymphoid Tumours: Lymphoid Neoplasms (Alaggio R, ve ark.) — Leukemia 2022;36(7):1720-48, 2022 (erişim: 18.10.2026)
  3. The International Consensus Classification of Mature Lymphoid Neoplasms (Campo E, ve ark.) — Blood 2022;140(11):1229-53, 2022 (erişim: 18.10.2026)
  4. Large B-cell lymphoma (LBCL): EHA Clinical Practice Guidelines for diagnosis, treatment, and follow-up (Thieblemont C, ve ark.) — HemaSphere 2025;9(9):e70207 (Avrupa Hematoloji Derneği), 2025 (erişim: 18.10.2026)
  5. 2022 Yılı Türkiye Kanser İstatistikleri — T.C. Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü, 2026 (erişim: 18.10.2026)
  6. Cancer Stat Facts: Non-Hodgkin Lymphoma — National Cancer Institute SEER Programı (ABD), 2026 (erişim: 18.10.2026)
  7. Adult Non-Hodgkin Lymphoma Treatment (PDQ) – Patient Version — National Cancer Institute (ABD), 2026 (erişim: 18.10.2026)
  8. Lenfoma Tanı ve Tedavi Kılavuzu, Sürüm 1.4 (Ulusal Tanı ve Tedavi Kılavuzu 2020) — Türk Hematoloji Derneği, 2020 (erişim: 18.10.2026)
İnceleyen ve onaylayan

Prof. Dr. Mehmet Ali Özcan

İç Hastalıkları Uzmanı · Hematoloji Yan Dal Uzmanı. Dokuz Eylül Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü öğretim üyesi. Lenfoma Platformu Derneği başkanı.