Kronik miyeloid lösemi (KML), kemik iliğinde Philadelphia kromozomu adı verilen kazanılmış bir genetik değişiklik nedeniyle beyaz kan hücrelerinin aşırı çoğaldığı, yavaş seyirli bir kan kanseridir. Hastalığın nedeni olan BCR::ABL1 proteinini hedefleyen ağızdan ilaçlarla çoğu hasta uzun yıllar normal yaşamını sürdürür. Tedavi düzenli moleküler testlerle izlenir; uygun hastalarda ilaç bırakılabilir.
Önemli noktalar
- KML'nin nedeni, 9. ve 22. kromozomlar arasındaki değişimle oluşan BCR::ABL1 füzyon genidir; kalıtsal değildir.
- Tirozin kinaz inhibitörleriyle 10 yıllık sağkalım %80–90'dır; yaşam beklentisi genel nüfusa yaklaşmıştır.
- Tedavinin etkisi, uluslararası ölçekte raporlanan BCR::ABL1 kan testiyle düzenli aralıklarla izlenir.
- Derin ve kalıcı yanıtla ilacı bırakmayı deneyen hastaların %40–50'si, yakın izlemle ilaçsız kalabilir.
- Gebelik planlayan kadınlarda ilaç yönetimi önceden hekimle planlanmalıdır; erkekler ilacı sürdürebilir.
Kronik miyeloid lösemi nedir?
Kronik miyeloid lösemi (KML), kemik iliğinde granülosit adı verilen beyaz kan hücrelerinin ve öncüllerinin aşırı üretildiği, yavaş seyirli bir lösemi türüdür1. Eski adıyla "kronik miyelositer lösemi" olarak da bilinir. Hastalık çoğunlukla orta yaş ve sonrasında görülür, çocuklarda nadirdir12. Dünya Sağlık Örgütü sınıflamasında KML, miyeloproliferatif hastalıklar grubunun bir üyesidir3.
KML'nin öyküsü, kanser tedavisinde dönüm noktalarından birini oluşturur. Hastalığın nedeni olan genetik değişiklik bilindiği için, doğrudan bu değişikliği hedefleyen ağızdan ilaçlar geliştirilmiştir. Bu ilaçlar kullanılmaya başlandıktan sonra KML, yıllar içinde ölümcül seyreden bir hastalıktan, düzenli tedavi ve izlemle kontrol edilen kronik bir hastalığa dönüşmüştür34.
Vücutta ne olur?
Her hücremizde 23 çift kromozom bulunur. KML'de kemik iliğindeki bir kök hücrede 9. ve 22. kromozomlar kırılır ve parçalar yer değiştirir. Bu değişimle kısalan 22. kromozoma, keşfedildiği şehrin adıyla Philadelphia kromozomu denir12.
Yer değiştirme sırasında 22. kromozomdaki BCR geni ile 9. kromozomdaki ABL1 geni yan yana gelir ve BCR::ABL1 adı verilen yeni bir füzyon geni oluşur2. Bu gen, sürekli "açık" kalan bir tirozin kinaz enzimi üretir. Enzim, kök hücreye durmaksızın bölünme sinyali verir. Sonuçta kemik iliği ve kan, gereğinden fazla beyaz kan hücresiyle dolar; trombosit sayısı da artabilir ve dalak büyür1.
Philadelphia kromozomu doğuştan taşınmaz, yaşam içinde bir kemik iliği hücresinde ortaya çıkar ve çocuklara aktarılmaz12.
Ne kadar sık görülür?
KML, erişkin lösemilerinin daha az sık görülen türlerinden biridir. Türk Hematoloji Derneği'nin hasta bilgilendirme kaynağı, hastalığın her yaşta görülebildiğini, çocuklarda nadir olduğunu ve erkeklerde biraz daha sık ortaya çıktığını belirtir5. Uluslararası kaynaklar da KML'nin çoğunlukla orta yaş ve sonrasında görüldüğünü, riskin yaşla arttığını bildirir1. Sağlık Bakanlığı istatistikleri KML'yi diğer miyeloid lösemilerle aynı başlık altında raporladığı için, Türkiye'ye ait ayrı bir KML sayısı yayımlanmamaktadır.
Hastalık fazları
KML'nin seyri klasik olarak fazlara ayrılır. Tedavi edilmeyen hastalık, yavaş seyirli kronik fazdan başlayıp zamanla akut lösemiye benzeyen blast fazına ilerler3. Hastaların büyük çoğunluğu kronik fazda tanı alır1.
Sınıflama sistemleri burada farklılaşır. WHO-HAEM5 (2022), hızlanmış (akselere) fazı kaldırmış ve KML'yi iki fazlı bir hastalık olarak tanımlamıştır: kronik faz ve blast fazı. Bunun yerine kronik fazda "yüksek risk özellikleri" tanımlanır3. Uluslararası Konsensüs Sınıflaması (ICC 2022) ise hızlanmış fazı korur4. Avrupa LeukemiaNet (ELN) 2025 panelinin iki görüşten birini tam olarak benimsemediği belirtilmiştir4.
| Özellik | WHO-HAEM5 (2022) | ICC 2022 |
|---|---|---|
| Kronik faz | Kan ve ilikte blast %20'nin altında | Blast %10'un altında |
| Hızlanmış faz | Tanımlanmaz; yerine "yüksek risk özellikleri" (blast %10–19, bazofil ≥ %20, bazı ek kromozom değişiklikleri) | Blast %10–19, kanda bazofil ≥ %20 veya ek kromozom değişiklikleri |
| Blast fazı | Blast ≥ %20, ilik dışı blast birikimi veya gerçek lenfoblast varlığı | Blast ≥ %20 veya ilik dışı blast birikimi |
Raporunuzda hangi sistemin kullanıldığı önemli değildir; asıl önemli olan, hastalığın tanı anında kronik fazda olup olmadığı ve risk özelliklerinin bulunup bulunmadığıdır.
Nedenleri ve risk faktörleri
KML'ye yol açan Philadelphia kromozomunun neden oluştuğu çoğu hastada bilinmez1. Tanımlanmış risk etkenleri azdır:
- Yaş: Risk yaşla artar1.
- Cinsiyet: Erkeklerde biraz daha sık görülür15.
- Yüksek doz radyasyon: Atom bombası sonrası Japonya'da KML sıklığının arttığı bildirilmiştir; yüksek doz radyasyon bilinen risk etkenidir15.
KML kalıtsal değildir ve bulaşmaz15. Aile bireylerinin tarama amacıyla test yaptırması gerekmez.
Belirtileri nelerdir?
Sık görülen belirtiler
KML başlangıçta belirti vermeyebilir. Türk Hematoloji Derneği'nin hasta bilgilendirme kaynağına göre hastaların yaklaşık %40'ı, başka bir amaçla istenen kan tahlilinde beyaz kürenin yüksek bulunmasıyla tanı alır5. Belirti olduğunda en sık şunlar görülür12:
- Belirgin yorgunluk ve halsizlik
- Açıklanamayan kilo kaybı
- Gece sırılsıklam terleme ve ateş
- Sol kaburga altında ağrı veya dolgunluk hissi (dalak büyümesi nedeniyle)
Kan tahlilinde en sık bulgu belirgin bir lökosit yüksekliği olur. Bazofil adı verilen beyaz kan hücrelerinde artış ve bazı hastalarda trombosit yüksekliği eşlik edebilir5. Bu bulguların her biri KML dışındaki durumlarda da görülebilir2.
Acil başvuru gerektiren durumlar
Tanı nasıl konur?
Kan testleri
Tanı süreci tam kan sayımı ve beyaz kan hücrelerinin türlerine göre dağılımını gösteren yayma ile başlar. Kan biyokimyası ile böbrek ve karaciğer işlevleri de değerlendirilir12. ELN 2025 önerileri, tedavi öncesinde kolesterol (lipid profili), HbA1c ve hepatit B testlerinin, elektrokardiyografinin (EKG) ve dalak ile karaciğer boyutunun kaydedilmesini önerir4.
Kemik iliği incelemesi
Kemik iliği aspirasyonu ve biyopsisi, hastalığın fazını doğru belirlemek ve ek kromozom değişikliklerini saptamak için tanı anında önerilir4. İlikteki blast oranı, kronik faz ile ileri faz arasındaki ayrımın temelidir3.
Genetik ve moleküler testler
KML tanısı, BCR::ABL1 füzyonunun gösterilmesiyle konur4. Bunun için üç yöntem birbirini tamamlar:
| Test | Örnek | Ne gösterir? |
|---|---|---|
| Kromozom analizi (sitogenetik) | Kemik iliği | Philadelphia kromozomunu ve ek kromozom değişikliklerini |
| FISH | Kan veya kemik iliği | BCR::ABL1 füzyonunu hızlıca; tarama amaçlı |
| RT-PCR (BCR::ABL1 testi) | Kan veya kemik iliği | Füzyon geninin varlığını ve tipini; izlemde miktarını |
Hastaların yaklaşık %98'inde e13a2 veya e14a2 adı verilen standart transkript tipleri bulunur. Transkript tipinin tanıda belirlenmesi, sonraki yıllarda yapılacak izlem testlerinin doğru yorumlanması için gereklidir4. Tanı anında kronik fazdaki hastalarda geniş gen paneli (NGS) rutin olarak önerilmez; blast fazında ise önerilir4.
Evreleme ve risk sınıflaması
KML'de risk, tanı anındaki bazı bulgularla hesaplanan skorlarla değerlendirilir. Eskiden kullanılan Sokal, Euro ve EUTOS skorlarının yerini EUTOS Uzun Dönem Sağkalım (ELTS) skoru almıştır4. ELTS, tirozin kinaz inhibitörü alan hastalarda KML'ye bağlı ölüm olasılığını öngörmek için geliştirilmiştir; çünkü bu hastaların çoğu artık KML dışı nedenlerle yaşamını yitirmektedir4. ELN 2025 metninin yönlendirdiği çevrim içi ELN hesaplayıcısında skor; tanı anındaki yaş, kaburga kenarının altında santimetre olarak ölçülen dalak boyutu, kandaki blast oranı ve trombosit sayısı girilerek hesaplanır ve hastalar düşük, orta ve yüksek risk gruplarına ayrılır4.
Yüksek ELTS skoru ve tanı anında yüksek riskli ek kromozom değişiklikleri, ELN 2025'e göre "uyarı" niteliğinde bulgulardır4. Bu hastalarda daha güçlü bir tirozin kinaz inhibitörüyle başlanması ve daha yakın izlem düşünülebilir.
Tedavi
Tedavi kararını belirleyen faktörler
KML tedavisinin temeli, BCR::ABL1 proteinini engelleyen tirozin kinaz inhibitörleridir (TKİ)14. İlaç seçimi kişiye göre yapılır. ELN 2025, kararı etkileyen başlıca etkenleri şöyle sıralar4:
- Tedavi hedefi: İleri yaştaki bir hasta için öncelik yaşam süresi olabilir. Genç hastalar için ise ilaçsız remisyon (ilacı bırakabilmek) da önemli bir hedeftir.
- Risk skoru: Yüksek ELTS skorunda daha güçlü bir ilaçla başlanması yararlı olabilir.
- Eşlik eden hastalıklar: Akciğer hastalığı, şeker hastalığı, kalp-damar riski, pankreatit öyküsü, karaciğer veya böbrek sorunları ilaç seçimini değiştirir.
- Erişim ve maliyet: Bazı ilaçların eşdeğer (jenerik) formları bulunur; ilaçlara erişim ülkeden ülkeye farklıdır.
Tirozin kinaz inhibitörleri
Birinci basamakta kullanılabilen ilaçlar; birinci kuşak imatinib, ikinci kuşak dasatinib, nilotinib ve bosutinib ile ABL1 proteininin farklı bir bölgesine (miristoil cebi) bağlanan STAMP inhibitörü asciminibdir4. Asciminib, ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından 2024'te yeni tanı kronik faz KML için hızlandırılmış onay almıştır6. Üçüncü kuşak ponatinib ise başta T315I mutasyonu olmak üzere dirençli hastalıkta kullanılır4.
| İlaç grubu | Örnek etken madde | Öne çıkan özellik4 |
|---|---|---|
| Birinci kuşak TKİ | İmatinib | En uzun deneyimin bulunduğu ilaç; eşdeğer formları yaygın |
| İkinci kuşak TKİ | Dasatinib, nilotinib, bosutinib | Daha hızlı ve derin moleküler yanıt; sağkalım üstünlüğü gösterilmemiştir |
| STAMP (allosterik) inhibitörü | Asciminib | ASC4FIRST çalışmasında 48. haftada majör moleküler yanıt %67,7, karşılaştırma ilaçlarında %49 |
| Üçüncü kuşak TKİ | Ponatinib | T315I dahil dirençli mutasyonlarda etkin; damar tıkanıklığı riski izlenir |
En az 16 randomize çalışmada ikinci kuşak ilaçlar imatinibe göre daha hızlı ve derin yanıt sağlamış, ancak hiçbirinde genel sağkalım üstünlüğü gösterilmemiştir4. ASC4FIRST çalışmasında 96. haftaya kadar yan etki nedeniyle ilacı bırakma oranı asciminib grubunda %5, imatinib ve ikinci kuşak ilaç gruplarında yaklaşık %13 bulunmuştur; uzun dönem sağkalım verileri henüz yoktur4. Bu ilaçların ülkemizde erişim ve geri ödeme koşulları değişkenlik gösterebilir. Hedefe yönelik ilaçların genel mantığı akıllı ilaç tedavisi sayfasında anlatılmaktadır.
Yan etkilerin yönetimi
Hastaların yaklaşık %30–40'ı yan etki veya yetersiz yanıt nedeniyle başlangıç ilacını değiştirir4. ELN 2025'teki önemli değişikliklerden biri, yanıtı iyi olan (en az majör moleküler yanıttaki) hastalarda yan etkiyi yönetmek için ilaç değiştirmeden önce doz azaltmanın denenmesidir4. Doz azaltıldıktan sonra yanıtın korunduğu yakın testlerle doğrulanır.
Bazı yan etkiler ise doz azaltmayla değil, ilaç değişikliğiyle yönetilir. ELN 2025 bunlar arasında doz azaltmaya rağmen tekrarlayan akciğer zarı sıvısı (plevral efüzyon), akciğer atardamar basıncı yüksekliği, atar veya toplardamar tıkanıklığı, ağır bağırsak iltihabı, ciddi nörolojik sorunlar ve bağışıklık kaynaklı kalp, karaciğer veya böbrek iltihabını sayar4. İlaçların sık görülen yan etkileri farklıdır; örneğin imatinibde göz çevresinde ödem ve kas krampları, dasatinibde plevral efüzyon, nilotinibde kan şekeri ve kolesterol yüksekliği, bosutinibde başlangıç döneminde ishal öne çıkar4.
İlaç ve besin etkileşimleri, tedaviye uyum
TKİ'ler başka ilaçlarla etkileşebilir ve bazılarının emilimi mide asidinden etkilenir47. Örneğin nilotinib kapsülünün yemekten en az 2 saat sonra alınması ve sonrasında 1 saat yemek yenmemesi gerekir. Greyfurt ve greyfurt içeren ürünlerden kaçınılmalı, antiasit ve mide asidini azaltan ilaçlar belirli saat aralıklarıyla kullanılmalıdır7. Yeni başlanan her ilaç, bitkisel ürün veya takviye hekime ya da eczacıya bildirilmelidir.
Tedaviye yetersiz yanıtın sık nedenlerinden biri ilacın düzenli alınmamasıdır; ELN 2025, yanıt beklenenden zayıfsa önce tedaviye uyumun sorgulanmasını önerir4.
Direnç ve mutasyon analizi
Birinci basamak tedavide hastaların yaklaşık %15–20'sinde yanıt yetersiz kalır4. Böyle bir durumda, ilacın etkisini azaltan BCR::ABL1 kinaz bölgesi mutasyonları araştırılır. ELN 2025, bu analiz için mümkünse yeni nesil dizilemeyi (NGS) önerir; bu yöntemle mutasyonlar daha erken saptanabilir4. Saptanan mutasyon, hangi ilacın etkili olacağını belirler. Örneğin T315I mutasyonunda yalnızca ponatinib ve asciminib etkin kabul edilir4.
İlaçsız remisyon denemesinden sonra hastalığın geri dönmesi neredeyse hiçbir zaman mutasyonla ilişkili değildir; bu durumda mutasyon testi önerilmez4.
Allojeneik kök hücre nakli
TKİ'ler öncesinde KML'de sık uygulanan allojeneik kök hücre nakli, TKİ döneminde seçilmiş hastalarla sınırlıdır. ELN 2025'e göre nakil; üçüncü veya dördüncü kuşak ilaçlara dirençli, tüm ilaçlara tahammülsüz ya da blast fazında tanı alan veya bu faza ilerleyen hastalar için önemli bir seçenektir4. Panel, ikinci kuşak bir ilaca direnç geliştiğinde verici araştırmasının başlatılmasını önerir; çünkü uygun vericinin bulunması zaman alabilir4. Akraba yarı uyumlu (haploidentik) vericilerin kullanımı sayesinde neredeyse her hastaya verici bulunabilmektedir4. Nakil, ruhsatlı kök hücre nakli merkezlerinde yapılır.
Moleküler yanıt takibi
KML tedavisinin başarısı, kandaki BCR::ABL1 miktarının uluslararası ölçekte (International Scale, IS) yüzde olarak ölçülmesiyle izlenir4. Bu değer ne kadar düşükse, vücuttaki lösemi hücresi yükü o kadar azdır. Yanıt düzeylerinin adları şöyledir4:
| Yanıt düzeyi | BCR::ABL1 (IS) | Anlamı |
|---|---|---|
| Tam sitogenetik yanıta eşdeğer | ≤ %1 | Philadelphia kromozomu kemik iliğinde artık görülmez |
| Majör moleküler yanıt (MMR) | ≤ %0,1 | Başlangıca göre 1.000 kat azalma |
| MR4 (derin moleküler yanıt) | ≤ %0,01 | 10.000 kat azalma |
| MR4.5 | ≤ %0,0032 | Yaklaşık 32.000 kat azalma |
ELN 2025, tedavinin 3., 6. ve 12. aylarında ulaşılması beklenen değerleri tanımlar. 2020 önerilerindeki "optimal, uyarı, başarısızlık" terimleri, 2025'te "olumlu, uyarı, olumsuz" olarak değiştirilmiştir4:
| Zaman | Olumlu (ilaç değişikliği gerekmez) | Uyarı (değişiklik gerekebilir) | Olumsuz (değişiklik tercih edilir) |
|---|---|---|---|
| 3. ay | ≤ %10 | %10'un üzerinde | %10'un üzerinde ve 1–3 ay içinde doğrulanmış |
| 6. ay | ≤ %1 | %1–10 arası | %10'un üzerinde |
| 12. ay | ≤ %0,1 | %0,1–1 arası | %1'in üzerinde |
| Herhangi bir zaman | ≤ %0,1 | %0,1–1 arası, MMR kaybı | Önceki yanıtın kaybı, dirençli mutasyon, yüksek riskli ek kromozom değişikliği |
Panel, yalnızca bir test sonucuna dayanarak ilaç değiştirilmemesi gerektiğini vurgular. Değerler düzenli düşüyorsa, hedefe geç ulaşan hastalarda ilaç değişikliği gerekmeyebilir. Buna karşılık açıklanamayan bir yükseliş, mutasyon analizi ve ilaç değişikliği için gerekçedir4. Eşlik eden hastalıkları olan ileri yaştaki kişilerde, daha güçlü ama daha fazla yan etkisi olan bir ilaca geçişin yarar-zarar dengesi ayrıca tartılır4.
Test sıklığı da önerilerle belirlenmiştir. Kan sayımı, tam hematolojik yanıt sağlanana kadar iki haftada bir yapılır. BCR::ABL1 testi, MMR elde edilip doğrulanana kadar en az üç ayda bir, sonrasında yanıt kararlı ise dört-altı ayda bir tekrarlanır4.
Tedavisiz remisyon (TFR)
Tedavisiz remisyon (treatment-free remission, TFR), derin ve kalıcı yanıt elde eden hastaların sıkı izlem altında ilacı bırakması ve hastalığın ilaçsız kontrol altında kalmasıdır. Farklı çalışmalarda ilacı bırakan hastaların yaklaşık %40–50'sinin ilaçsız kalabildiği gösterilmiştir4. Ancak her hasta bu yola uygun değildir ve bazı uygun hastalar ilacı sürdürmeyi tercih eder.
ELN 2025'e göre ilacı bırakmayı düşünmek için gereken koşullar şunlardır4:
| Koşul türü | Ölçüt |
|---|---|
| Zorunlu | Birinci kronik fazda KML; istekli ve bilgilendirilmiş hasta; uluslararası ölçekte, sonucu hızla çıkan kaliteli moleküler test olanağı; sık kontrole uyum |
| En az (bırakmaya izin verilir) | Birinci veya belirli koşullarda ikinci basamak tedavi; standart e13a2/e14a2 transkript; 5 yıldan uzun TKİ (ikinci kuşakta 4 yıldan uzun); 2 yıldan uzun MR4 veya daha derin yanıt |
| Optimal (bırakma önerilerek tartışılır) | 5 yıldan uzun TKİ ve MR4'te 3 yıldan uzun ya da MR4.5'te 2 yıldan uzun kalıcı yanıt |
İlaç bırakıldıktan sonra BCR::ABL1 testi bırakmayı izleyen 6 ay boyunca 6–8 haftada bir, 6–12. aylarda iki ayda bir, sonrasında 3–6 ayda bir yapılır. Majör moleküler yanıt kaybedilirse ilaç yeniden başlanır4. Geri dönüşlerin %80'den fazlası bırakmayı izleyen 6–8 ay içinde görülür. İlaç yeniden başlandığında hastaların %90–95'i önceki derin yanıtını tekrar kazanır4. Bırakma sonrasında kas ve eklem ağrılarıyla seyreden bir "çekilme sendromu" hastaların %20–30'unda görülebilir; genellikle hafiftir ve kendiliğinden geçer4. Bırakmadan 2 yıl sonra da geç geri dönüş bildirildiği için izlem uzun süre sürdürülür4.
Türkiye'de de bu yaklaşım incelenmiştir. Türkiye'den bu konuda yayımlanan dört merkezli bir çalışmada imatinibi bırakan 41 kronik faz hastası ortanca 48 ay izlenmiştir8. 48. ayda moleküler nüks olmadan ilaçsız kalma oranı %33,2 bulunmuştur. Majör moleküler yanıtını kaybeden 27 hastanın tümü, imatinib yeniden başlandığında derin moleküler yanıta tekrar ulaşmıştır8. Çalışma, yakın moleküler izlemle ilacı bırakmanın güvenli bir seçenek olduğu sonucuna varmıştır.
KML'de gebelik ve ebeveynlik planlaması
KML tanısı alan pek çok kişi üreme çağındadır ve çocuk sahibi olmak isteyebilir. ELN 2025 bu konuya ayrıntılı yer verir ve kararların kişinin durumuna göre, kadın doğum uzmanıyla birlikte verilmesini önerir4.
Erkek hastalar: TKİ'lerin erkek doğurganlığını veya partnerdeki gebeliğin sonucunu olumsuz etkilediğine dair tutarlı bir kanıt yoktur. 374 erkeğin partnerindeki 428 gebeliği inceleyen bir derlemede canlı doğum oranı %93,5, doğumsal anomali oranı %2,5 olarak bulunmuş ve genel toplumla benzer kabul edilmiştir. ELN 2025, çocuk sahibi olmaya çalışan erkeklerin tedaviyi sürdürmesini önerir4.
Kadın hastalar: TKİ'ler, bebeğin organlarının oluştuğu gebeliğin erken döneminde (yaklaşık 16. haftaya kadar) zarar verebilir4. Bu nedenle genel öneri, gebelik süresince TKİ kullanılmamasıdır. Adet düzeni düzenli ve gebelik testine kolay ulaşabilen kadınlarda ilacın gebelik testi pozitifleşene kadar sürdürülmesi de kabul edilebilir bir yaklaşımdır4. MR4 veya daha derin yanıttaki kadınlarda gebelik, ilaçsız remisyon gibi planlanabilir4. Gebelik sırasında hastalık kontrolü gerekirse interferon kullanılabilir; dasatinib gebelik boyunca kullanılmaz ve emzirme döneminde TKİ önerilmez4.
Seyir ve yaşam beklentisi
TKİ'ler öncesinde KML, kronik fazdan birkaç yıl içinde blast fazına ilerleyen bir hastalıktı. TKİ'lerin kullanıma girmesiyle ileri faza ilerleme sıklığı belirgin olarak azalmış ve 10 yıllık sağkalım %80–90'a ulaşmıştır3. İsveç ve Hollanda'dan nüfus temelli çalışmalar, yeni tanı alan hastaların yaşam beklentisinin genel nüfusa yaklaştığını göstermiştir4. Daha yeni bir İsveç analizi ise tüm yaş gruplarında küçük ama anlamlı bir yaşam süresi kaybının sürdüğünü bildirmiştir4.
Bu rakamlar topluluk ortalamalarıdır. Kişisel öngörüyü; tanı anındaki faz, risk skoru, tedavinin başlangıç aylarındaki moleküler yanıt, ilacın düzenli kullanımı ve eşlik eden hastalıklar belirler. Tanıda blast fazında olan hastalarda ise sonuçlar kronik faza göre belirgin olarak daha kötüdür ve tedavi akut lösemiye benzer yoğunlukta yürütülür4.
KML ile uzun yaşam: takip ve günlük yaşam
KML tanısı alan hastaların çoğu yıllarca, bir kısmı ömür boyu ilaç kullanır. ELN 2025 bu nedenle yalnızca hastalık yanıtının değil, yan etkilerin, eşlik eden hastalıkların ve yaşam kalitesinin de düzenli izlenmesini vurgular4. Bazı ilaçlarda kan şekeri, kolesterol ve tiroid testleri 6–12 ayda bir tekrarlanır; tüm ilaçlarda kan basıncı düzenli ölçülür4.
Günlük yaşamda dikkat edilecek başlıca noktalar şunlardır:
- İlacı her gün aynı saatte ve önerilen şekilde almak; doz atlandığında kendi kendine çift doz almamak.
- Kalp-damar risk etkenlerini (kan basıncı, şeker, kolesterol, sigara) kontrol altında tutmak; bazı TKİ'lerde damar tıkanıklığı riski bulunduğu unutulmamalıdır4.
- Diğer hekimlere ve eczacıya KML ilacını mutlaka bildirmek.
- İlaçsız remisyondaki hastalarda planlanan kontrolleri aksatmamak.
Kronik fazdaki hastaların çoğu tedavilerini ayaktan alır, çalışma hayatını ve günlük etkinliklerini sürdürebilir5.
Ne zaman hematoloji uzmanına başvurmalı?
KML çoğu zaman bir rastlantı bulgusu olarak ortaya çıktığı için, kan sayımındaki değişikliklerin doğru yorumlanması önemlidir. Aşağıdaki durumlarda hematolojik değerlendirme gerekebilir:
- Enfeksiyonla açıklanamayan ve tekrarlanan testlerde süren beyaz küre yüksekliği
- Kan yaymasında genç granülositler veya bazofil artışı
- Beyaz küre yüksekliğiyle birlikte dalak büyümesi ya da trombosit yüksekliği
- Sol kaburga altında dolgunlukla birlikte halsizlik, kilo kaybı veya gece terlemesi
- KML tanısıyla izlenirken BCR::ABL1 değerinde yükseliş ya da ilaç yan etkileri
Benzer bulgularınız ya da yakınmalarınız varsa bir hekime veya bir hematoloji uzmanına başvurmanız önerilir.
Sıkça sorulan sorular
KML hastalığı ölümcül müdür, yaşam süresi ne kadardır?
Tirozin kinaz inhibitörleri kullanılmaya başlamadan önce KML çoğu hastada birkaç yıl içinde blast evresine ilerleyen ölümcül bir hastalıktı. Bu ilaçlarla birlikte 10 yıllık sağkalım %80–90'a ulaşmış, kronik evrede tanı alan ve ilacını düzenli kullanan hastalarda yaşam beklentisi genel nüfusa yaklaşmıştır. Yine de küçük bir yaşam süresi kaybı devam etmektedir. Kişisel öngörüyü hastalığın evresi, risk skoru ve tedaviye verilen yanıt belirler.
KML hastalığı iyileşir mi, ilaç bırakılabilir mi?
KML'de amaç, hastalığı ilaçla uzun süre kontrol altında tutmaktır. Beş yıldan uzun tedavi alan ve en az iki yıl derin moleküler yanıtta kalan bazı hastalar, sıkı izlem altında ilacı bırakmayı deneyebilir. Bu hastaların yaklaşık yarısı ilaçsız kalabilir; geri kalanında hastalık genellikle bırakmayı izleyen aylarda moleküler düzeyde geri döner ve aynı ilaç yeniden başlandığında yanıt büyük çoğunlukla tekrar elde edilir. Bu karar mutlaka hekimle birlikte verilir.
BCR-ABL testi nedir, ne sıklıkla yapılır?
BCR::ABL1 (eski yazımıyla BCR-ABL) testi, kandaki lösemi hücrelerinin ürettiği füzyon geninin miktarını ölçen bir PCR testidir. Sonuç uluslararası ölçekte (IS) yüzde olarak verilir; %0,1 ve altı majör moleküler yanıt anlamına gelir. Test, majör moleküler yanıt elde edilip doğrulanana kadar en az üç ayda bir, sonrasında yanıt kararlıysa dört-altı ayda bir yapılır. Değerler yükselirse veya ilaç bırakılmışsa daha sık bakılır.
KML ilaçlarını kullanırken nelere dikkat edilmeli?
İlaçlar her gün aynı saatte ve önerilen biçimde alınmalı, doz atlanmamalıdır. Bazı ilaçların aç karnına alınması gerekir; greyfurt ve greyfurt içeren ürünler bazı ilaçların kan düzeyini değiştirebilir. Mide koruyucu ve antiasit ilaçlar, bitkisel ürünler ve yeni başlanan her ilaç hekim ya da eczacıya danışılmalıdır. Yan etki gelişirse ilacı kendiniz bırakmak yerine hekiminizle görüşün; çoğu durumda doz ayarlamasıyla tedavi sürdürülebilir.
KML kalıtsal mı, çocuklara geçer mi?
Hayır. KML'ye neden olan Philadelphia kromozomu, kemik iliğindeki bir hücrede yaşam içinde oluşur; doğuştan taşınmaz ve çocuklara aktarılmaz. Bilinen risk etkenleri ileri yaş, erkek cinsiyet ve yüksek doz radyasyona maruz kalmadır, ancak çoğu hastada bir neden bulunamaz. Hastalık bulaşıcı da değildir. Bu nedenle KML tanısı alan bir kişinin aile bireylerinin tarama testi yaptırmasına gerek yoktur.
KML hastası hamile kalabilir mi, baba olabilir mi?
Evet, ancak planlama gerekir. Erkek hastaların ilacını sürdürerek çocuk sahibi olabileceği bildirilmiştir; partnerlerdeki gebeliklerde doğumsal anomali oranı genel toplumdan farklı bulunmamıştır. Kadınlarda bu ilaçlar gebeliğin erken haftalarında bebeğe zarar verebileceği için ilaç gebelik doğrulandığında kesilir; tedavisiz dönem moleküler testlerle izlenir. Derin yanıttaki hastalarda ilaçsız dönem planlanabilir. Kararlar hematolog ve kadın doğum uzmanıyla birlikte verilmelidir.
Kaynaklar
- Chronic Myeloid Leukemia — MedlinePlus, U.S. National Library of Medicine, 2026 (erişim: 18.10.2026)
- Chronic Myeloid Leukemia Treatment (PDQ®) – Patient Version — National Cancer Institute, 2026 (erişim: 18.10.2026)
- Khoury JD, ve ark. The 5th edition of the World Health Organization Classification of Haematolymphoid Tumours: Myeloid and Histiocytic/Dendritic Neoplasms. Leukemia. 2022;36(7):1703-19 — Leukemia, 2022 (erişim: 18.10.2026)
- Apperley JF, ve ark. 2025 European LeukemiaNet recommendations for the management of chronic myeloid leukemia. Leukemia. 2025;39(8):1797-813 — Leukemia, 2025 (erişim: 18.10.2026)
- Kronik Miyeloid Lösemi – Hasta Bilgilendirme — Türk Hematoloji Derneği, 2026 (erişim: 18.10.2026)
- Oncology (Cancer)/Hematologic Malignancies Approval Notifications — U.S. Food and Drug Administration, 2026 (erişim: 18.10.2026)
- Nilotinib — MedlinePlus Drug Information, U.S. National Library of Medicine, 2026 (erişim: 18.10.2026)
- Savaş EM, ve ark. Long-term Results of Imatinib Discontinuation in Patients with Chronic-phase Chronic Myeloid Leukemia: A National Multicenter Prospective Study. Turk J Haematol. 2023;40(4):236-41 — Turkish Journal of Hematology, 2023 (erişim: 18.10.2026)