Marjinal zon lenfoma, lenf dokusunun marjinal bölgesindeki B lenfositlerinden gelişen ve çoğunlukla yavaş ilerleyen bir non-Hodgkin lenfoma türüdür. Üç alt tipi vardır: mide gibi organlarda görülen MALT lenfoma, dalakta başlayan splenik tip ve lenf bezlerindeki nodal tip. Bazı türleri H. pylori gibi enfeksiyonlarla ilişkilidir ve mikrobun tedavisiyle gerileyebilir.

Önemli noktalar

  • En sık alt tip, mide başta olmak üzere organlarda gelişen MALT lenfomadır.
  • H. pylori ile ilişkili erken evre mide MALT lenfoması çoğu zaman antibiyotik tedavisiyle geriler.
  • Splenik tipte en sık bulgu dalak büyümesidir; belirti yoksa tedavisiz izlenebilir.
  • Türkiye'deki çok merkezli bir çalışmada splenik tip hepatit C yerine hepatit B ile ilişkili bulunmuştur.
  • Nükste BTK inhibitörleri ve iki basamak tedaviden sonra CAR-T hücre tedavisi seçenekler arasındadır.

Marjinal zon lenfoma nedir?

Marjinal zon lenfoma, B lenfositlerinden gelişen ve çoğunlukla yavaş ilerleyen bir lenfoma türüdür1. Non-Hodgkin lenfoma grubunda yer alır. Adını, lenf bezi foliküllerinin ve dalağın en dış kısmındaki marjinal bölgeden alır. Bu bölge, dolaşan kanla yoğun temas eden ve bağışıklık hücrelerinin mikroplarla karşılaştığı hareketli bir alandır1.

Vücutta ne olur?

Uzun süren bir enfeksiyon, iltihap ya da otoimmün hastalık bağışıklık sistemini sürekli uyarabilir. Bu uyarı altında çoğalan B hücrelerinden biri zamanla denetimden çıkar ve lenfomaya dönüşebilir1. Mide MALT lenfoması ile H. pylori arasındaki bağ bu mekanizmanın en çok bilinen örneğidir. Hastaların çoğunda ise belirli bir neden bulunamaz1.

Ne kadar sık görülür?

Marjinal zon lenfoma, non-Hodgkin lenfomalar arasında üçüncü sıklıkta görülen alt tiptir ve Batı toplumlarında bu grubun yüzde 5–15'ini oluşturur. Ortanca tanı yaşı 60'tır; kadınlarda erkeklere göre biraz daha sık görülür2.

Türleri

Marjinal zon lenfomalar, başladıkları yere göre üç ana alt tipe ayrılır. Dünya Sağlık Örgütü'nün 5. baskı sınıflaması (WHO-HAEM5, 2022) bu ayrımı korur; derinin marjinal zon lenfomasını ve çocuklardaki nodal tipi ayrı hastalıklar olarak tanımlar3. Uluslararası Konsensüs Sınıflaması (ICC, 2022) ise deri tipini lenfoma yerine "primer kutanöz marjinal zon lenfoproliferatif hastalık" olarak adlandırır4.

Alt tip Nerede başlar? MZL içindeki payı* Öne çıkan özellik
Ekstranodal MZL (MALT lenfoma) Mide, ince bağırsak, tükürük bezi, tiroit, göz çevresi, akciğer, meme, deri Yaklaşık 10'da 6 En sık yer mide; enfeksiyon ve otoimmün hastalıkla ilişkili olabilir
Nodal MZL Lenf bezleri Yaklaşık 10'da 3 Yaygın lenf bezi büyümesi; kemik iliği tutulabilir
Splenik MZL Dalak, kemik iliği, kan Yaklaşık 10'da 1 En sık bulgu dalak büyümesi

*NCCN 2026 hasta rehberindeki oranlar; Türk Hematoloji Derneği kılavuzu MALT tipinin payını yüzde 65 olarak verir12.

Nedenleri ve risk faktörleri: enfeksiyon ve otoimmünite ilişkisi

Marjinal zon lenfomanın bazı alt tipleri, belirli organlardaki süregen enfeksiyon ya da otoimmün hastalıklarla ilişkilidir23:

Tutulan organ İlişkili durum
Mide Helicobacter pylori enfeksiyonu
Göz çevresi (oküler adneks) Chlamydia psittaci enfeksiyonu
Deri Borrelia burgdorferi enfeksiyonu
İnce bağırsak Campylobacter jejuni enfeksiyonu
Tükürük bezi Sjögren sendromu
Tiroit Hashimoto tiroiditi
Dalak ve lenf bezleri Hepatit C (bazı bölgelerde); Türkiye'de hepatit B

Türkiye bu açıdan özel bir konumdadır. 2013'te yayımlanan ve 55 ilde 4.622 yetişkinin nefes testiyle tarandığı ulusal çalışmada H. pylori sıklığı yüzde 82,5 bulunmuştur5. Marjinal zon lenfoma ise tüm non-Hodgkin lenfomaların yüzde 5–15'ini oluşturan seyrek bir hastalıktır2. Bu iki veri birlikte düşünüldüğünde, H. pylori taşıyanların yalnızca çok küçük bir bölümünde lenfoma geliştiği anlaşılır.

Batıda splenik tipin hepatit C ile ilişkisi bilinir. Türkiye'den 104 hastalık çok merkezli bir çalışmada ise hepatit C yalnızca bir hastada bulunurken, hastaların yüzde 11,2'sinde süregen hepatit B enfeksiyonunu gösteren HBsAg, yüzde 34,2'sinde süregen ya da geçirilmiş hepatit B izi saptanmıştır7. Doğu Akdeniz ülkelerindeki genç erişkinlerde görülen ve Campylobacter jejuni ile ilişkili ince bağırsak tipi (Akdeniz abdominal lenfoması) de bu ailenin bir üyesidir8.

Marjinal zon lenfoma belirtileri nelerdir?

Sık görülen belirtiler

Belirtiler lenfomanın yerine göre değişir. Mide MALT lenfoması belirgin yakınma yapmayabilir; tanı çoğunlukla mide yakınmaları nedeniyle yapılan endoskopide alınan biyopsiyle konur2. Mide dışındaki tiplerde yakınmalar tutulan organa göre değişir; tükürük bezi, göz çevresi, tiroit ya da akciğer gibi farklı yerlerde ortaya çıkabilir1.

Splenik tipin en sık bulgusu dalak büyümesidir; bu, karında dolgunluk ve sol üst karında rahatsızlık yapabilir. Ayrıntılar için dalak büyümesi sayfasına bakabilirsiniz1. Bazı hastalar kan sayımında rastlantısal lenfosit artışıyla tanı alır. Splenik tipte hastaların yaklaşık yüzde 20'sinde hemolitik anemi ya da immün trombositopeni gibi otoimmün sorunlar eşlik eder2.

Nodal tip, çoğunlukla boyun ve karın içinde yaygın lenf bezi büyümesiyle saptanır. Ateş, gece terlemesi ve kilo kaybından oluşan B belirtileri bu hastaların yüzde 10–20'sinde bulunur2.

Acil başvuru gerektiren durumlar

Mide kanaması ve hızla ilerleyen hastalık, NCCN rehberinde tedaviye başlama gerekçeleri arasında sayılır1.

Tanı nasıl konur?

Kan testleri

Tam kan sayımı ve periferik yayma, LDH ve beta-2 mikroglobulin içeren biyokimya, protein elektroforezi ve hepatit B, hepatit C ile HIV testleri yapılır. Splenik tipte otoimmün hemolizi araştırmak için direkt Coombs testine bakılır; hepatit C pozitifse kriyoglobulin aranır2. Protein elektroforezi, kandaki globulin adı verilen proteinlerde artış olup olmadığını gösterir12.

Biyopsi ve endoskopi

Tanı, tutulan dokudan alınan biyopsiyle konur. Mide tutulumunda endoskopide midenin her bölümünden, on iki parmak bağırsağından ve yemek borusu-mide bileşkesinden çok sayıda örnek alınır. H. pylori biyopsiyle gösterilemezse üre nefes testi, dışkıda antijen testi ya da kan testiyle araştırılır2. Endoskopik ultrason, lenfomanın mide duvarına ne kadar yayıldığını ve çevredeki lenf bezlerini gösterir2.

Splenik tipte tanı çoğu zaman dalak alınmadan, kan ve kemik iliği incelemesiyle konabilir2. Patolog lenfoma hücrelerinde CD20'nin bulunmasını, CD5, CD10 ve siklin D1'in bulunmamasını arar; bu tablo marjinal zon lenfomayı mantle hücreli ve foliküler lenfomadan ayırır1.

Görüntüleme

Hastalığın yaygınlığı göğüs, karın ve pelvisin kontrastlı BT'si ya da PET-BT ile belirlenir. Göz çevresi ve tükürük bezi tutulumunda MR veya BT ile bölgesel görüntüleme eklenir12.

Genetik ve moleküler testler

Mide ve akciğer MALT lenfomalarında t(11;18) translokasyonu sık görülür3. Bu değişiklik, lenfomanın H. pylori tedavisine yanıt vermeme olasılığının yüksek olduğunu düşündürür2. MYD88 geni testi, IgM üreten Waldenström makroglobulinemisi ile marjinal zon lenfomayı ayırmaya yardım eder1.

Evreleme ve risk sınıflaması

Mide MALT lenfomasında genel lenfoma evrelemesi yerine Lugano gastrointestinal evreleme sistemi kullanılır. Bu sistemde evre I, mide duvarına sınırlı hastalığı; evre II karın içi lenf bezlerine yayılımı; evre IV ise yaygın hastalığı tanımlar2. Diğer alt tiplerde Ann Arbor/Lugano sistemi uygulanır.

MALT lenfoma için geliştirilen MALT-IPI üç ölçüte dayanır: 70 yaşın üzeri, evre III–IV ve yüksek LDH. Bu ölçütlere göre beş yıllık olaysız sağkalım düşük, orta ve yüksek risk gruplarında sırasıyla yüzde 70, 56 ve 29 bulunmuştur2. Splenik tip için de hemoglobin, trombosit, LDH ve dalak dışı lenf bezi tutulumuna dayanan puanlar vardır. Ulusal kılavuz, tedavi seçiminin henüz bu puanlara göre yapılmadığını vurgular2.

Mide lenfoması (MALT lenfoma) H. pylori tedavisiyle geriler mi?

Evet, birçok hastada geriler. H. pylori pozitif ve mideye sınırlı MALT lenfomada başlangıç tedavisi, mide asidini azaltan ilaçlarla birlikte verilen antibiyotik tedavisidir (eradikasyon)1. ESMO 2025 kılavuzu bu tedaviyi mide MALT lenfoması olan bütün hastalara önerir6. Bu tedaviyle lenfomaların önemli bir kısmı birkaç ay içinde kaybolur. Yanıt yavaş gelebilir; tam yanıta ulaşmak 12–18 ayı bulabildiği için erken dönemde "tedavi başarısız" denmez12.

Antibiyotik bitiminden en az 6 hafta sonra, mide koruyucu ilaçlar da iki hafta kesildikten sonra, mikrobun yok edilip edilmediği nefes testiyle kontrol edilir. Başarısızlıkta ikinci bir antibiyotik rejimi verilir. Ulusal kılavuz, ülkemizde bazı H. pylori suşlarında klaritromisin, metronidazol ve levofloksasin direncinin yüzde 30'a varabildiğini; bu nedenle ilaç seçiminde yerel direncin dikkate alınmasını önerir2.

ESMO 2025'e göre kontrol endoskopisi ve biyopsi altı ay sonra yapılabilir; lenfoma saptanmazsa iki yıl boyunca altı ayda bir, sonra 12–18 ayda bir tekrarlanır6.

Mikrop yok edildiği hâlde lenfoma belirti verirse, hızla ilerlerse, mide duvarında derine ya da lenf bezlerine yayılmışsa veya t(11;18) varsa tutulu alana radyoterapi önerilir16. Deneyimli merkezlerde bu yöntemle yüksek oranda uzun süreli hastalık kontrolü sağlanır2. Belirti vermeyen, kalıcı ama ilerlemeyen hastalıkta altı ayda bir endoskopiyle izlem de mümkündür26. H. pylori negatif hastalarda da eradikasyon denenir, yanıt olmazsa radyoterapiye geçilir26. Mide çok odaklı tutulduğu için cerrahi önerilmez; yalnızca kanama veya delinme gibi komplikasyonlarda uygulanır2.

Splenik marjinal zon lenfoma nasıl tedavi edilir?

Belirti vermeyen ve kan değerleri kötüleşmeyen hastalar tedavisiz izlenir12. Hepatit C saptanırsa antiviral tedavi verilir; bu tedavi lenfomayı da geriletebilir16. Dalak büyümesine bağlı yakınma ya da ilerleyen kan değeri düşüklüğü varsa tedavi gerekir.

NCCN'nin 2026 rehberi ve ESMO'nun 2025 kılavuzu bu durumda çoğu hasta için yalnız rituksimab uygulanmasını tercih edilen tedavi olarak gösterir. Dalağın alınması (splenektomi), rituksimabın uygun olmadığı ya da yetersiz kaldığı seçilmiş hastalarda düşünülür16. 2020 tarihli ulusal kılavuz ise büyük lenf bezi kitlesi eşlik etmeyen ve ameliyata uygun hastalarda splenektomiyi öne çıkarır. Aynı kılavuz rituksimabla yüzde 90'a varan yanıt elde edildiğini, splenektomi sonrasında da kan değerlerinin yıllarca düzelebildiğini belirtir2. Türkiye'deki çok merkezli çalışmada hastaların yaklaşık yarısında başlangıç tedavisi splenektomi olmuştur7. Seçim yaşınıza, genel sağlığınıza ve eşlik eden hastalıklara göre yapılır.

Marjinal zon lenfoma tedavisi nasıl yapılır?

Tedavi kararını belirleyen faktörler

Lenfomanın yeri, ne kadar yayıldığı, belirtiler ve eşlik eden enfeksiyonlar tedavi yolunu çizer. Yavaş seyirli olduğu için yaygın hastalıkta bile belirti yoksa izle-bekle uygun olabilir1.

Sınırlı evrede radyoterapi ve cerrahi

Mide dışındaki MALT lenfomada, organa sınırlı hastalıkta tercih edilen tedavi tutulu alana radyoterapidir. Deri, akciğer, meme, tiroit ve bağırsak gibi bölgelerde cerrahi bir seçenek olabilir1. Göz çevresi tutulumunda Chlamydia psittaci'ye yönelik antibiyotik denenebilir; yanıt 3–12 ayda ortaya çıkabilir2.

İleri evrede anti-CD20 temelli tedavi

Belirti, organ baskısı, kanama, büyük kitle ya da hızlı ilerleme varsa sistemik tedavi başlar. Tercih edilen seçenekler bendamustin, CHOP ya da CVP ile birlikte rituksimab veya yalnız rituksimabdır; lenalidomid ile rituksimab diğer seçeneklerdendir1. ESMO 2025 bu listeye rituksimab-klorambusil birleşimini de ekler6. Antrasiklin içeren rejimler yüksek tümör yükü ya da dönüşüm durumları için saklanır2. Bu ilaçların genel özellikleri akıllı ilaç tedavisi sayfasında anlatılır.

Nükste BTK inhibitörleri ve CAR-T

İkinci ve sonraki basamaklarda BTK inhibitörü zanubrutinib tercih edilen seçenekler arasındadır; akalabrutinib ve pirtobrutinib diğer BTK inhibitörleridir1. Birinci remisyonu 24 aydan uzun sürmüş hastalarda önceki kemoimmünoterapi tekrarlanabilir2. En az iki basamak sistemik tedaviden sonra CD19'a yönelik CAR-T hücre tedavisi uygulanabilir; nadiren kök hücre nakli de gündeme gelir1. Ülkemizde bu ilaçlara erişim ve geri ödeme durumu değişkenlik gösterebilir.

Yan etkiler ve destek tedavisi

Rituksimab içeren tedaviler geçirilmiş hepatit B'yi alevlendirebilir. Bu nedenle tedavi öncesi hepatit B testleri yapılır; pozitifse virüs yükü ölçülür ve gastroenteroloji görüşü alınır2. Türkiye'deki splenik tip çalışmasında hepatit B pozitif bütün hastalar koruyucu antiviral ilaç almıştır7. Kullandığınız ilaçları, bitkisel ürünleri ve takviyeleri ekibinize bildirmeniz, ilaç etkileşimlerini önlemek için önemlidir1.

Seyir ve yaşam beklentisi

Marjinal zon lenfoma çoğu hastada yavaş seyreder ve uzun süre kontrol altında tutulabilir. NCCN, mümkün olan durumlarda tedavinin amacının iyileşme olduğunu belirtir1. 70 yaş ve üzeri olmak, ileri evre ve yüksek LDH seyri olumsuz etkileyen ölçütlerdir8. Türkiye'deki splenik tip çalışmasında tahmini üç yıllık sağkalım yüzde 84,8, on yıllık sağkalım yüzde 68,9 olmuştur7.

Mide dışı MALT lenfoma tedaviden yıllar sonra geri dönebilir8. Az sayıda hastada lenfoma daha hızlı büyüyen bir tipe, çoğunlukla diffüz büyük B hücreli lenfomaya dönüşür ve tedavisi ona göre planlanır1. Biyopsi örneğinde büyük hücrelerin yüzde 20'yi aşan tabakalar oluşturması bu dönüşümü düşündürür2.

Tedavi sonrası takip ve günlük yaşam

Tedavi sonrası genellikle 5 yıl boyunca 3–6 ayda bir, sonrasında yılda bir muayene ve kan testi yapılır1. Mide MALT lenfomasında takip endoskopik biyopsilerle yapılır; ulusal kılavuz tedaviyi izleyen iki yılda daha sık, sonrasında daha seyrek endoskopi önerir2. Sjögren veya Hashimoto gibi eşlik eden otoimmün hastalıkların ilgili uzmanlıkla birlikte izlenmesi yararlıdır.

Bazı tedaviler doğurganlığı etkileyebilir ve gelişmekte olan bebeğe zarar verebilir. Bu nedenle tedavi öncesinde doğurganlığın korunması, tedavi süresince de etkin gebelikten korunma konuşulmalıdır1.

Ne zaman hematoloji uzmanına başvurmalı?

Endoskopide lenfoma şüphesi bildirilmesi, açıklanamayan dalak büyümesi, kan sayımında süren lenfosit artışı ya da kan değerlerinde düşme, tükürük bezi veya göz çevresinde geçmeyen şişlik değerlendirilmesi gereken durumlardır. Sjögren sendromu olan kişilerde tükürük bezinde yeni ve kalıcı büyüme de önemsenmelidir. Bu belirtileriniz varsa bir hekime ya da hematoloji uzmanına başvurmanız önerilir.

Sıkça sorulan sorular

MALT lenfoma nedir, kanser midir?

MALT lenfoma, mukozalarla ilişkili lenf dokusundan gelişen bir kan kanseri türüdür ve marjinal zon lenfomanın en sık alt tipidir. Çoğunlukla midede görülür ama tükürük bezi, göz çevresi, tiroit, akciğer ve deride de gelişebilir. Genellikle yavaş ilerler ve sınırlı evrede yakalandığında tedaviye iyi yanıt verir. Midedeki bazı olgular yalnızca H. pylori mikrobunun tedavisiyle gerileyebilir.

Mide lenfoması belirtileri nelerdir?

Mide MALT lenfoması belirgin belirti vermeyebilir ve çoğu zaman mide yakınmaları nedeniyle yapılan endoskopide alınan biyopsiyle tanınır. Mide kanaması, kansızlık, açıklanamayan kilo kaybı ve büyük kitleye bağlı yakınmalar daha ileri hastalığı düşündürür. Siyah renkli dışkı ya da kan kusma beklemeden değerlendirilmesi gereken durumlardır. Bu belirtilerin çoğu ülser gibi iyi huylu hastalıklarda da görülür; ayrımı biyopsi yapar.

Marjinal zon lenfoma tedavisi nasıl yapılır?

Tedavi lenfomanın yerine ve yaygınlığına göre değişir. H. pylori ile ilişkili erken evre mide lenfomasında önce antibiyotik tedavisi verilir. Mide dışındaki sınırlı hastalıkta radyoterapi ya da bazı organlarda cerrahi kullanılır. Yaygın hastalıkta belirti yoksa izlenebilir; tedavi gerekirse rituksimab yalnız ya da kemoterapiyle birlikte verilir. Nükste BTK inhibitörleri ve CAR-T hücre tedavisi seçeneklerdendir.

Splenik marjinal zon lenfoma nedir?

Splenik marjinal zon lenfoma dalakta başlayan, kana ve kemik iliğine de yayılabilen yavaş seyirli bir lenfomadır. En sık bulgusu dalak büyümesidir; karında dolgunluk, kan değerlerinde düşme ve kanda lenfosit artışı görülebilir. Belirti yoksa tedavisiz izlenebilir. Hepatit C varsa önce virüs tedavisi değerlendirilir. Belirti varsa güncel uluslararası kılavuzlar çoğu hastada rituksimabı öncelikli tedavi olarak önerir; dalağın alınması seçilmiş hastalarda düşünülür.

Marjinal zon lenfoma yaşam süresi ne kadardır?

Marjinal zon lenfoma çoğu hastada yavaş seyreden bir lenfomadır ve uzun yıllar kontrol altında tutulabilir. Türkiye'deki çok merkezli splenik tip çalışmasında tahmini üç yıllık sağkalım yüzde 85, on yıllık sağkalım yüzde 69 olmuştur. 70 yaş ve üzerinde olmak, ileri evre ve yüksek LDH seyri olumsuz etkileyen ölçütlerdir. Kişisel tahmini ancak hekiminiz yapabilir.

Kaynaklar

  1. NCCN Guidelines for Patients: Marginal Zone Lymphomas — National Comprehensive Cancer Network, 2026 (erişim: 18.10.2026)
  2. Türk Hematoloji Derneği. Lenfoma Tanı ve Tedavi Kılavuzu, Sürüm 1.4 — Türk Hematoloji Derneği, 2020 (erişim: 18.10.2026)
  3. Alaggio R, ve ark. The 5th edition of the World Health Organization Classification of Haematolymphoid Tumours: Lymphoid Neoplasms — Leukemia. 2022;36(7):1720-48, 2022 (erişim: 18.10.2026)
  4. Campo E, ve ark. The International Consensus Classification of Mature Lymphoid Neoplasms — Blood. 2022;140(11):1229-53, 2022 (erişim: 18.10.2026)
  5. Ozaydin N, ve ark. Prevalence and risk factors of Helicobacter pylori in Turkey: a nationally-representative, cross-sectional, screening with the 13C-Urea breath test — BMC Public Health. 2013;13:1215, 2013 (erişim: 18.10.2026)
  6. Eyre TA, ve ark. Lymphomas: ESMO Clinical Practice Guideline for diagnosis, treatment and follow-up — Ann Oncol. 2025;36(11):1263-84, 2025 (erişim: 18.10.2026)
  7. Okay M, ve ark. Splenic Marginal Zone Lymphoma in Turkey: Association with Hepatitis B Instead of Hepatitis C Virus as an Etiologic and Possible Prognostic Factor — Turk J Haematol. 2020;37(2):84-90, 2020 (erişim: 18.10.2026)
  8. National Cancer Institute. Adult Non-Hodgkin Lymphoma Treatment (PDQ®) – Patient Version — National Cancer Institute, 2026 (erişim: 18.10.2026)
İnceleyen ve onaylayan

Prof. Dr. Mehmet Ali Özcan

İç Hastalıkları Uzmanı · Hematoloji Yan Dal Uzmanı. Dokuz Eylül Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü öğretim üyesi. Lenfoma Platformu Derneği başkanı.