Diffüz büyük B hücreli lenfoma (DBBHL), büyük B lenfositlerinin lenf bezinin normal yapısını bozacak biçimde yaygın olarak çoğaldığı, hızlı seyirli bir lenfoma hastalığıdır. Erişkin lenfomalarının yaklaşık üçte birini oluşturur. Lenf bezlerinde haftalar içinde büyüme ya da organ tutulumuyla kendini gösterir. Tedavinin amacı kalıcı iyileşmedir; hastaların çoğu birinci basamak tedaviyle iyileşir.
Önemli noktalar
- DBBHL hızlı seyirlidir; tanı konduktan kısa süre sonra kür amaçlı tedaviye başlanır.
- MYC, BCL2 ve BCL6 genlerindeki yer değiştirmelerin araştırılması alt tipi ve tedavinin yoğunluğunu etkiler.
- IPI puanı 2–5 olan hastalarda birinci basamakta pola-R-CHP önerilir; R-CHOP kabul edilen bir alternatiftir.
- Tedavi bitiminden sonraki 12 ay içinde nüks eden ya da dirençli hastalıkta ikinci basamakta CAR-T hücre tedavisi önerilir.
- Tanıdan sonraki 2 yılı hastalık ilerlemeden geçirenlerin sağkalımı genel nüfusa yaklaşır.
Diffüz büyük B hücreli lenfoma nedir?
Diffüz büyük B hücreli lenfoma (DBBHL), non-Hodgkin lenfoma grubunun en sık görülen ve hızlı seyirli bir lenfoma türüdür1. Adındaki "diffüz" sözcüğü, büyük B lenfositlerinin lenf bezinin olağan düzenini bozacak şekilde her yere yayılarak çoğaldığını anlatır. Uluslararası literatürde DLBCL kısaltmasıyla geçer. Dünya Sağlık Örgütü'nün 5. baskı sınıflaması (WHO-HAEM5), bu hastalığı ve yakın akrabalarını "büyük B hücreli lenfomalar" ailesi altında toplar2.
Vücutta ne olur?
B lenfositleri, lenf bezindeki germinal merkez adı verilen bölgelerde olgunlaşır ve antikor üretmeye hazırlanır. DBBHL, bu süreçte genetik hasar biriktiren bir B hücresinin denetimsiz çoğalmasıyla gelişir. Hücrenin hangi olgunlaşma aşamasından köken aldığına göre iki ana grup tanımlanır: germinal merkez B hücresi benzeri (GCB) ve aktive B hücresi benzeri (ABC) DBBHL3. Patoloji raporunda bu bilginin yer alması önerilir3.
Ancak immünohistokimya ile yapılan sınıflama hastaların %30'una kadarında yanılabildiği için, bazı ilaçlara erişimin yalnızca bu bilgiye dayanarak kısıtlanması önerilmez3.
Ne kadar sık görülür?
Büyük B hücreli lenfomalar erişkin lenfomalarının yaklaşık üçte birini oluşturur; Avrupa'da yılda yaklaşık 28.000 kişiye tanı konur. Hastalık erkeklerde daha sıktır ve yaşla birlikte artar3. ABD kayıtlarında tanı anındaki ortanca yaş 67'dir4. Sağlık Bakanlığı istatistikleri non-Hodgkin lenfomayı alt tiplere ayırmadan verir; 2022'de Türkiye'de toplam 5.591 kişiye non-Hodgkin lenfoma tanısı konmuştur5.
Alt tipler
DBBHL ailesi biyolojik olarak türdeş bir hastalık değildir. Tedavi seçimini etkileyen başlıca alt tipler şunlardır:
| WHO-HAEM5'teki adı | Kısa açıklama |
|---|---|
| DBBHL, başka türlü belirtilmemiş (NOS) | En sık görülen biçim; hücre kökenine göre GCB ve ABC alt gruplarına ayrılır |
| MYC ve BCL2 yer değiştirmeli DBBHL / yüksek dereceli B hücreli lenfoma ("double-hit") | İki önemli gende aynı anda yer değiştirme vardır; daha agresif seyreder ve daha yoğun tedavi gerektirebilir |
| EBV pozitif DBBHL | Tümör hücrelerinde Epstein-Barr virüsü bulunur |
| Primer mediastinal büyük B hücreli lenfoma | Göğüs ortasında büyük kitleyle başlar; daha çok genç kadınlarda görülür |
| İmmün ayrıcalıklı bölgelerin primer büyük B hücreli lenfoması | Beyin, göz (vitreoretinal bölge) ve testiste başlayan lenfomalar |
Tablo WHO-HAEM5 adlandırmasını izler2; açıklamalar Avrupa kılavuzuna dayanır3. Uluslararası Konsensüs Sınıflaması'nda (ICC 2022) "double-hit" hastalık "MYC ve BCL2 yer değiştirmeli yüksek dereceli B hücreli lenfoma" olarak adlandırılır3. Beyin lenfoması ise ICC'de ayrı bir hastalık olarak yer alır6. Hücrelerin hem MYC hem BCL2 proteinini fazla taşıdığı "double-expressor" durum, kötü seyirle ilişkilidir; ancak ayrı bir hastalık sayılmaz ve buna özgü bir tedavi önerilmez3.
Transforme lenfoma
Foliküler lenfoma ve kronik lenfositik lösemi gibi yavaş seyirli B hücreli lenfomalar zamanla büyük B hücreli lenfomaya dönüşebilir. WHO-HAEM5 bu durumu "yavaş seyirli B hücreli lenfomaların transformasyonu" başlığında ayrıca sınıflar2. Önceden tedavi almamış ya da yavaş seyirli lenfoması bilinmeyen hastalarda dönüşmüş hastalık, çoğunlukla yeni tanı DBBHL gibi tedavi edilir3.
Nedenleri ve risk faktörleri
DBBHL hastalarının çoğunda belirgin bir neden bulunamaz. Avrupa Hematoloji Derneği kılavuzunda riski artırdığı gösterilen durumlar şunlardır3:
- Doğuştan bağışıklık yetmezlikleri, HIV enfeksiyonu ve organ nakli sonrası bağışıklık baskılayıcı tedavi
- Otoimmün hastalıklar; örneğin romatoid artrit, lupus ya da Sjögren sendromu
- Viral enfeksiyonlar: HIV, hepatit B ve C, Epstein-Barr virüsü (EBV), Kaposi sarkomu herpes virüsü (HHV-8)
- Ailede non-Hodgkin lenfoma öyküsü
- Genç erişkinlikte obezite
- Trikloretilen, benzen, bazı tarım ilaçları ve yabani ot ilaçları gibi kimyasallara uzun süreli maruziyet
Bu etkenlerin çoğu riski yaklaşık 1,5–2,5 kat artırır3. Bunları taşıyan kişilerin büyük çoğunluğunda lenfoma gelişmez.
Belirtileri nelerdir?
Sık görülen belirtiler
DBBHL çoğunlukla boyunda, koltuk altında, kasıkta ya da karın içinde haftalar içinde büyüyen lenf bezleriyle fark edilir. Hastalık dalak, karaciğer, kemik iliği ve diğer organları da tutabilir; ateş, geceleri yoğun terleme ve istemsiz kilo kaybı (B semptomları) sık görülür1. Tutulan organa göre karın ağrısı, kemik ağrısı ya da göğüs ortasındaki kitleye bağlı öksürük ve nefes darlığı ortaya çıkabilir1. Beyin tutulumunda baş ağrısı, kol-bacakta güçsüzlük, kişilik değişikliği ya da nöbet görülebilir6.
Acil başvuru gerektiren durumlar
Tanı nasıl konur?
Biyopsi
Tercih edilen yöntem, büyümüş lenf bezinin cerrahi olarak çıkarılmasıdır. Cerrahi uygun değilse kalın iğne ya da endoskopi sırasında alınan doku örnekleri kabul edilebilir3. Örnek, tüm immünohistokimya ve moleküler testlerin yapılabildiği deneyimli bir hematopatoloji laboratuvarında incelenmelidir3.
Genetik ve moleküler testler
Tanı anında FISH yöntemiyle önce MYC geninde yer değiştirme araştırılır. MYC yer değiştirmesi varsa BCL2 ve BCL6 genleri de incelenir; bu sonuç "double-hit" hastalığı ayırt eder ve tedavi yoğunluğunu etkiler3. TP53 mutasyonları ve yeni geliştirilen moleküler alt gruplar henüz günlük pratikte tedavi seçimini belirlemez. Kanda dolaşan tümör DNA'sı (ctDNA) ise henüz klinik araştırma aşamasında olan, günlük pratikte standart olmayan bir izlem aracıdır3.
Kan testleri ve diğer başlangıç tetkikleri
Laktat dehidrogenaz (LDH), albümin ve immünoglobulin düzeyleri ölçülür; hepatit B, hepatit C ve HIV testleri yapılır3. Doksorubisin gibi kalbi etkileyebilecek ilaçlar, CAR-T ya da bispesifik antikor öncesinde EKG ve tansiyon ölçümü, yaşlı hastalarda ve risk etkeni olanlarda ekokardiyografi önerilir3.
Görüntüleme
Evreleme için tercih edilen yöntem PET-BT'dir. PET-BT kemik iliği tutulumunu biyopsiden daha iyi gösterdiği için kemik iliği biyopsisi yalnızca sonucun tedaviyi değiştireceği seçilmiş durumlarda yapılır3. Beyin-omurilik tutulumu riski yüksek hastalarda tanıdan sonra mümkün olan en kısa sürede beyin MR'ı ve beyin-omurilik sıvısı incelemesi yapılır3.
Evreleme ve risk sınıflaması
Evreleme ve IPI
Evre, Lugano sınıflamasına göre PET-BT ile belirlenir; ABD kayıtlarında hastaların %40'ı evre IV'te tanı alır4. DBBHL'de tedavi planının temel aracı ise Uluslararası Prognostik İndeks'tir (IPI). Avrupa kılavuzu IPI'nin tedavi öncesinde mutlaka hesaplanmasını önerir3.
| IPI risk etkeni (her biri 1 puan) | Risk grubu (toplam puan) |
|---|---|
| Yaşın 60'ın üzerinde olması | Düşük risk: 0–1 |
| LDH'nin normalin üzerinde olması | Düşük-orta risk: 2 |
| Genel durumun bozuk olması (ECOG 2–4) | Yüksek-orta risk: 3 |
| Evre III ya da IV | Yüksek risk: 4–5 |
| İki ya da daha fazla lenf dışı organ tutulumu |
60 yaş ve altındaki hastalarda yaş ve organ sayısı çıkarılarak hesaplanan "yaşa göre düzeltilmiş IPI" de kullanılır3. En büyük kitlenin 7,5 cm ve üzerinde olması "büyük kitle" kabul edilir; PET-BT ile ölçülen toplam metabolik tümör hacmi de giderek daha fazla kullanılan bir risk ölçütüdür3.
Tedavi
Tedavi kararını belirleyen faktörler
Tedavi; evreye, IPI puanına, yaşa ve genel duruma, kalp işlevine, MYC/BCL2 durumuna ve beyin-omurilik tutulumu riskine göre planlanır3. 80 yaş ve üstündeki ya da daha genç olup genel durumu zayıf hastalarda, tedavi öncesinde geriatrik değerlendirme yapılması önerilir3. Tedavi seçenekleri ve beklenen yarar-zararlar hastayla açıkça paylaşılır; hastanın tercihleri karar sürecinin parçasıdır3.
Birinci basamak tedavi
DBBHL tedavisinin temeli, anti-CD20 antikor rituksimabın kemoterapiyle birlikte verildiği kemoimmünoterapidir. En bilinen rejim R-CHOP'tur: rituksimab, siklofosfamid, doksorubisin, vinkristin ve prednizon. Pola-R-CHP'de ise vinkristinin yerini CD79b'ye yönelik antikor-ilaç konjugatı polatuzumab vedotin alır3.
| Hasta grubu | Avrupa kılavuzunun önerisi |
|---|---|
| Evre I–II, risk etkeni yok, 80 yaş altı | 4 kür R-CHOP (60 yaş üstünde ara PET-BT'de tam yanıt alınmışsa); büyük kitle (7,5 cm ve üzeri) varsa 6 kür |
| Bir risk etkeni (evre III–IV ya da genel durum bozukluğu veya yüksek LDH ile birlikte evre I–II), 80 yaş altı | 6 kür R-CHOP |
| Evre III–IV ve iki ya da daha fazla risk etkeni (IPI 2–5), 80 yaş altı | 6 kür pola-R-CHP; erişilemiyorsa R-CHOP |
| "Double-hit" hastalık, yoğun tedaviye uygun | Daha yoğun kombinasyonlar; bu grupta pola-R-CHP'nin R-CHOP'a üstünlüğü gösterilmemiştir |
| 80 yaş ve üstü ya da daha genç ama genel durumu zayıf hasta | Geriatrik değerlendirmeye göre plan; uygun 80 yaş üstü hastalarda doz azaltılmış R-CHOP (R-mini-CHOP); kalp işlevi bozuksa doksorubisinsiz kombinasyonlar; çok kırılgan hastalarda yaşam kalitesini öne alan yaklaşım |
Tablodaki öneriler Avrupa Hematoloji Derneği'nin 2025 kılavuzuna dayanır3.
Pola-R-CHP'nin yerini belirleyen POLARIX çalışmasında, orta ve yüksek riskli hastalarda 2 yıllık ilerlemesiz sağkalım pola-R-CHP ile %76,7, R-CHOP ile %70,2 bulunmuştur3. 2025'te yayımlanan 5 yıllık sonuçlarda bu fark sürmüştür: ilerlemesiz sağkalım %64,9'a karşı %59,1'dir7. Genel sağkalımda pola-R-CHP lehine bir eğilim görülmüş, ancak fark istatistiksel olarak anlamlı düzeye ulaşmamıştır. Aktive B hücresi tipinde ve IPI puanı 3–5 olan hastalarda yarar daha belirgin bulunmuştur7.
Birinci basamakta yüksek doz kemoterapi ve otolog kök hücre naklinin sağkalıma katkısı gösterilmemiştir. R-CHOP'un iki haftada bir verilmesi de üç haftalık uygulamaya üstün bulunmamıştır3. Radyoterapi, tedavi sonunda PET-BT'de yalnızca bir bölgede aktif hastalık kalmışsa düşünülür3. Bu ilaçların ülkemizde ruhsat ve geri ödeme koşulları değişebildiği için erişim durumu değişkenlik gösterebilir.
Merkezi sinir sistemine yayılım riski (CNS-IPI) ve profilaksi
DBBHL'nin beyin ve omuriliğe yayılması seyrek, ancak ciddi bir sorundur. Riski tahmin etmek için IPI'ye böbrek ve/veya böbreküstü bezi tutulumunun eklendiği CNS-IPI puanı kullanılır3. Testis, meme, omurilik zarının dışı (epidural alan) ve göz çukuru tutulumu da riski artıran bölgeler arasındadır3.
Yüksek riskli hastalarda gizli tutulumu yakalamak için beyin MR'ı ve beyin-omurilik sıvısında hücre incelemesi önerilir3. Koruyucu tedavinin değeri tartışmalıdır. Belden iğneyle ilaç verilmesi yeterli etkinlik göstermediği için önerilmez. Yüksek riskli ve tedaviye tam yanıt veren hastalarda damardan yüksek doz metotreksat düşünülebilir; ancak bu yaklaşımı destekleyen kanıtlar sınırlıdır3.
Yan etkiler ve destek tedavisi
Enfeksiyonlar, kemoimmünoterapi sırasında hastalığın ve ölümün önemli nedenlerindendir. Kür amaçlı tedavi alan hastalarda, özellikle 60 yaşın üzerinde, beyaz küre yapımını destekleyen ilaçlar ve antimikrobiyal profilaksi düşünülmelidir3. Tedavi öncesinde genel durumu bozuk hastalarda kısa bir kortikosteroid ön tedavisi, sonraki kemoterapinin daha iyi tolere edilmesini sağlar3.
Doksorubisin kalp kasını etkileyebileceği için kalp işlevi izlenir. Kortikosteroid kullanımı ve hastalığın kemik tutulumu nedeniyle kemik erimesi riski değerlendirilir ve gerekirse D vitamini ve kemik koruyucu ilaçlar başlanır3. Bispesifik antikorlar ve CAR-T hücre tedavisinde sitokin salınım sendromu adı verilen ateşli bir bağışıklık tepkisi görülebilir; STARGLO çalışmasında bispesifik antikor alanların %44'ünde gelişmiş ve çoğunlukla hafif seyretmiştir8. CAR-T hücre tedavisine özgü, sinir sistemini etkileyen yan etkiler dahil diğer riskler CAR-T hücre tedavisi sayfasında anlatılmaktadır.
Tedavi sonu PET-BT değerlendirmesi
Tedavi bitiminde PET-BT çekilir ve Deauville ölçeğine göre yorumlanır; 1–3 puan tam metabolik yanıt kabul edilir3. Negatif sonuç, hastalığın gerçekten ortadan kalktığını %90'ın üzerinde doğrulukla gösterir. Pozitif sonuçların ise yaklaşık %40'ı yanlış alarmdır. Bu nedenle aktif görünen bir odak kalırsa tedavi değiştirilmeden önce biyopsi ya da kontrol PET-BT önerilir3.
Tedavinin ortasında, 2–4 kür sonrasında yapılan ara PET-BT tedaviye duyarlılığı erken gösterir ve bazı hastalarda tedavinin kısaltılmasına olanak verir3.
Nüks ve dirençli hastalık
Hastaların yaklaşık %30–40'ında hastalık birinci basamak tedaviye yanıt vermez ya da yanıttan sonra geri döner3. Tedavi bitiminden sonraki 12 ay içinde geri dönüş "erken", daha sonraki geri dönüş "geç" nüks kabul edilir. Nüks mümkünse biyopsiyle doğrulanır. Böylece başka bir hastalık dışlanır ve yeni tedavilerin hedefi olan CD19, CD20 gibi proteinlerin varlığı gösterilir3.
| Durum | Önerilen yaklaşım |
|---|---|
| Dirençli hastalık ya da 12 ay içinde nüks, tedaviye uygun | İkinci basamakta CAR-T hücre tedavisi |
| 12 aydan sonra nüks, yoğun tedaviye uygun | Kurtarma kemoimmünoterapisi, yanıt alınırsa yüksek doz tedavi ve otolog kök hücre nakli |
| CAR-T ya da nakle uygun olmayan | Kemoterapi ile birlikte bispesifik antikor (glofitamab) ya da antikor-ilaç konjugatı (polatuzumab vedotin) içeren kombinasyonlar |
| Üçüncü basamak ve sonrası | Daha önce almadıysa CAR-T; CD20×CD3 bispesifik antikorlar, lonkastuksimab tesirin, tafasitamab-lenalidomid |
Tablo Avrupa Hematoloji Derneği'nin 2025 önerilerine dayanır3. Erken nükste CAR-T hücre tedavisi standart tedaviyle karşılaştırıldığında, aksikabtajen siloleusel ile 2 yıllık olaysız sağkalım %41'e karşı %16, 4 yıllık genel sağkalım %55'e karşı %46 bulunmuştur3. Genel durumu belirgin bozuk, tümör yükü çok büyük ya da LDH'si hızla yükselen hastalarda CAR-T'nin yararı azalır. Hücrelerin üretimi sırasında hastalığı kontrol etmek için çoğu hastaya köprü tedavisi verilir3.
Geç nükste otolog kök hücre nakli ile uzun süreli hastalıksız yaşam oranı yaklaşık %40'tır; erken nüks ya da dirençli hastalıkta bu oran %15–20'nin altına düşer3.
Nakle uygun olmayan hastalarda yapılan STARGLO çalışmasında, glofitamab ile gemsitabin-oksaliplatin kombinasyonu ortanca genel sağkalımı 12,9 aydan 25,5 aya uzatmıştır8.
Bispesifik antikorlar, çok sayıda tedavi almış hastalarda da yaklaşık %40 oranında tam yanıt sağlamaktadır3. Bu tedavilerin işleyişi akıllı ilaç tedavisi sayfasında anlatılmaktadır. CAR-T ve kök hücre nakli yalnızca yetkilendirilmiş merkezlerde uygulanır; ülkemizde bu tedavilere erişim koşulları değişkenlik gösterebilir.
Primer merkezi sinir sistemi (beyin) lenfoması ve testis lenfoması
Beyin lenfoması
Primer merkezi sinir sistemi lenfoması, hastalığın yalnızca beyin, omurilik, beyin-omurilik sıvısı ya da gözle sınırlı olduğu büyük B hücreli lenfomadır6. Beyinde ve omurilikte başlayan tümörlerin yaklaşık %2'sini oluşturur; tanı anındaki ortanca yaş 68'dir. Hastalar sıklıkla kol ya da bacakta güçsüzlük, denge kaybı, kişilik değişikliği, baş ağrısı ya da nöbetle başvurur6. Hastaların %15–20'sinde göz de tutulur; bulanık görme ya da gözün önünde uçuşan cisimler fark edilebilir6.
Tanı kontrastlı MR ve stereotaktik biyopsiyle konur. Kortizon tümör hücrelerini hızla küçültüp biyopsi sonucunu bozabileceği için, mümkünse biyopsiden önce verilmez6.
R-CHOP gibi standart rejimler beyne yeterince geçmediğinden tedavi, yüksek doz metotreksat temelli kombinasyonlarla yapılır. Uygun hastalarda tedavi, tiotepa içeren yüksek doz kemoterapi ve otolog kök hücre nakliyle pekiştirilir6. Tüm beyne radyoterapi, uzun dönem düşünme becerileri üzerindeki etkileri nedeniyle daha seçilmiş durumlarda kullanılır6.
Testis lenfoması
Primer testis büyük B hücreli lenfoması, non-Hodgkin lenfomaların %2'sinden azını oluşturur ve çoğunlukla erken evrede yakalanır3. Bu hastalıkta karşı testiste ve beyinde nüks riski yüksektir. Bu nedenle kemoimmünoterapiye beyin-omurilik koruyucu tedavi ve karşı testise radyoterapi eklenir3. Bu yaklaşımla yürütülen bir çalışmada 5 yıllık ilerlemesiz sağkalım %74, genel sağkalım %85 bulunmuş ve karşı testiste nüks görülmemiştir3.
Seyir ve yaşam beklentisi
ABD'nin SEER kayıtlarına göre 2016–2022 arasında DBBHL tanısı alan hastalarda 5 yıllık göreli sağkalım %64,8'dir4.
| Tanı anındaki evre | Hastaların oranı | 5 yıllık göreli sağkalım |
|---|---|---|
| Evre I | %20 | %79,9 |
| Evre II | %19 | %76,0 |
| Evre III | %16 | %67,5 |
| Evre IV | %40 | %56,3 |
Bu oranlar ortanca yaşı 67 olan ve farklı tedaviler almış geniş bir topluluğu yansıtır4. Hastaların çoğu birinci basamak tedaviyle iyileşir. Tanıdan sonraki 2 yılı hastalığı ilerlemeden ya da geri dönmeden geçiren hastaların sağkalımı, genel nüfustakiyle benzer hâle gelir; tedaviden sonra 5 yıl nükssüz geçirenler iyileşmiş kabul edilebilir3. Kişisel beklenti; yaşa, IPI puanına, genetik özelliklere ve tedaviye yanıta göre değişir.
Tedavi sonrası takip ve günlük yaşam
Tedavinin bitiminden sonraki en az 2 yıl boyunca düzenli muayene ve kan sayımı önerilir. Belirti yokken rutin BT ya da PET-BT taraması yararlı bulunmadığı için önerilmez; yalnızca CAR-T'ye aday olabilecek yüksek riskli hastalarda tedavi bitiminden 6–12 ay sonra bir PET-BT düşünülebilir3.
Kalp sağlığı takibi uzun dönemde de sürer. Tedavi bitiminden 1 yıl sonra EKG, kan yağları, HbA1c ve ekokardiyografiyi içeren bir kardiyoloji değerlendirmesi önerilir; yüksek doz doksorubisin alanlarda ekokardiyografi 3. ve 5. yılda, sonra 5 yılda bir tekrarlanır3. Göğüs bölgesine radyoterapi alan genç kadınlarda meme taraması radyoterapiden 8 yıl sonra başlar. Boyuna radyoterapi alanlarda tiroit hormonları 1., 2. ve 5. yıllarda kontrol edilir3.
Bağışıklık sistemi tedaviden sonra uzun süre zayıf kalabildiği için aşıların planlanması ve gerekirse koruyucu ilaç kullanımı önemlidir3. Yorgunluk, uyuşma, kaygı ve hastalığın geri dönme korkusu sık görülür. Düzenli fiziksel aktivite, dengeli beslenme ve gerektiğinde psikolojik destek iyileşmeyi kolaylaştırır3.
Ne zaman hematoloji uzmanına başvurmalı?
Aşağıdaki durumların nedeni mutlaka araştırılmalıdır1:
- Boyunda, koltuk altında ya da kasıkta birkaç hafta içinde büyüyen lenf bezi
- Nedeni açıklanamayan ateş, gece terlemesi ya da hızlı kilo kaybı
- Foliküler lenfoma ya da KLL tanısıyla izlenirken bir lenf bezinin hızla büyümesi ya da yeni genel belirtiler
- DBBHL tedavisi sonrası izlemde yeni bir şişlik, ağrı ya da genel belirti
Bu yakınmalar için önce aile hekiminize ya da bir iç hastalıkları uzmanına danışabilirsiniz. Bu belirtileriniz varsa bir hekime ya da hematoloji uzmanına başvurmanız önerilir.
Sıkça sorulan sorular
Diffüz büyük B hücreli lenfomanın tedavisi var mı?
Evet. DBBHL hızlı seyirli olmasına karşın tedavisi olan bir lenfomadır ve hastaların çoğu birinci basamak kemoimmünoterapiyle iyileşir. Standart tedavi, anti-CD20 antikor içeren kombinasyonlardır; risk puanı yüksek hastalarda polatuzumab vedotin içeren pola-R-CHP öne çıkmıştır. Hastaların yaklaşık %30–40'ında hastalık dirençli kalır ya da geri döner; bu durumda CAR-T hücre tedavisi, kök hücre nakli ve bispesifik antikorlar gibi seçenekler vardır.
Diffüz büyük B hücreli lenfoma evre 4 ne demek?
Evre 4, lenfomanın lenf bezleri dışında kemik iliği, karaciğer, akciğer ya da kemik gibi komşu olmayan bir organa yayıldığını gösterir. ABD kayıtlarında DBBHL hastalarının yaklaşık %40'ı bu evrede tanı alır. Evre 4 hastalık da kür amacıyla tedavi edilir. Tedavi planında evrenin yanında yaş, genel durum, LDH düzeyi ve tutulan organ sayısından oluşan IPI puanı dikkate alınır.
Diffüz büyük B hücreli lenfomada yaşam süresi nedir?
ABD'de 2016–2022 arasında tanı alan hastalarda 5 yıllık göreli sağkalım %64,8'dir; bu oran evre I'de %79,9, evre IV'te %56,3'tür. Hastaların çoğu birinci basamak tedaviyle iyileşir ve tanıdan sonraki 2 yılı hastalık ilerlemeden ya da geri dönmeden geçirenlerin sağkalımı genel nüfusa yaklaşır. Yaş, IPI puanı, genetik özellikler ve tedaviye yanıt bireysel seyri belirler; topluluk verileri bir bireyin geleceğini göstermez.
Beyin lenfoması nedir, nasıl tedavi edilir?
Beyin lenfoması (primer merkezi sinir sistemi lenfoması), yalnızca beyin, omurilik, beyin-omurilik sıvısı ya da gözü tutan büyük B hücreli lenfomadır. Kol-bacakta güçsüzlük, kişilik değişikliği, baş ağrısı ya da nöbetle başvurabilir. Tanı MR ve stereotaktik biyopsiyle konur; biyopsi öncesinde kortizon verilmemesi önemlidir. Tedavi, beyne geçebilen yüksek doz metotreksat temelli kemoterapiyle yapılır ve uygun hastalarda otolog kök hücre nakliyle pekiştirilir.
Tedaviden sonra hastalık geri gelirse ne yapılır?
Önce nüks biyopsiyle doğrulanır. Tedavi bitiminden sonraki 12 ay içinde geri dönen ya da tedaviye yanıt vermeyen hastalıkta, uygun hastalara ikinci basamakta CAR-T hücre tedavisi önerilir. Daha geç nükslerde kurtarma kemoterapisi ve ardından yüksek doz tedavi ile otolog kök hücre nakli standarttır. Nakle uygun olmayan hastalarda bispesifik antikor içeren kombinasyonlar ve diğer hedefe yönelik tedaviler kullanılabilir.
Kaynaklar
- Adult Non-Hodgkin Lymphoma Treatment (PDQ) – Patient Version — National Cancer Institute (ABD), 2026 (erişim: 18.10.2026)
- The 5th edition of the World Health Organization Classification of Haematolymphoid Tumours: Lymphoid Neoplasms (Alaggio R, ve ark.) — Leukemia 2022;36(7):1720-48, 2022 (erişim: 18.10.2026)
- Large B-cell lymphoma (LBCL): EHA Clinical Practice Guidelines for diagnosis, treatment, and follow-up (Thieblemont C, ve ark.) — HemaSphere 2025;9(9):e70207 (Avrupa Hematoloji Derneği), 2025 (erişim: 18.10.2026)
- Cancer Stat Facts: NHL – Diffuse Large B-Cell Lymphoma (DLBCL) — National Cancer Institute SEER Programı (ABD), 2026 (erişim: 18.10.2026)
- 2022 Yılı Türkiye Kanser İstatistikleri — T.C. Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü, 2026 (erişim: 18.10.2026)
- Primary central nervous system lymphomas: EHA–ESMO Clinical Practice Guideline for diagnosis, treatment and follow-up (Ferreri AJM, ve ark.) — HemaSphere 2024;8(6):e89, 2024 (erişim: 18.10.2026)
- Five-Year Outcomes of the POLARIX Study Comparing Pola-R-CHP and R-CHOP in Patients With Diffuse Large B-Cell Lymphoma (Morschhauser F, ve ark.) — J Clin Oncol 2025;43(35):3698-705, 2025 (erişim: 18.10.2026)
- Glofitamab plus gemcitabine and oxaliplatin (GemOx) versus rituximab-GemOx for relapsed or refractory diffuse large B-cell lymphoma (STARGLO) (Abramson JS, ve ark.) — Lancet 2024;404(10466):1940-54, 2024 (erişim: 18.10.2026)