Miyelofibroz, kemik iliğinin giderek lifli bir dokuyla dolduğu ve kan yapımının dalak ile karaciğere kaydığı kronik bir miyeloproliferatif neoplazmdır. Kendiliğinden başlayabilir ya da polisitemi vera ve esansiyel trombositemi zemininde gelişebilir. Kansızlık, büyük dalak ve gece terlemesi gibi belirtilerle seyreder. Tedavi risk skoruna ve belirtilere göre seçilir.

Önemli noktalar

  • Primer miyelofibroz ile polisitemi vera veya esansiyel trombositemi sonrası gelişen miyelofibroz benzer biçimde yönetilir.
  • Seyir hastadan hastaya çok değişir; risk skorları tedavi ve nakil kararının temelidir.
  • JAK inhibitörleri dalak büyümesini ve belirtileri azaltır; kansızlıkta momelotinib veya pakritinib öne çıkar.
  • Allojeneik kök hücre nakli, hastalığı ortadan kaldırma olasılığı bulunan bilinen yöntemdir; riskleri de yüksektir.
  • ASH 2026 kılavuzu, tanıda geniş genetik panel ve yüksek riskli hastalarda erken nakil görüşmesi önerir.

Miyelofibroz nedir?

Miyelofibroz (MF), kemik iliğinde anormal megakaryositlerin (trombosit yapan hücreler) ve akyuvar öncüllerinin çoğaldığı, buna bağlı olarak iliğin giderek lifli bir dokuyla dolduğu kronik bir kan kanseridir. Dünya Sağlık Örgütü'nün güncel sınıflaması (WHO-HAEM5), miyelofibrozu miyeloproliferatif hastalıklar grubunda tanımlar1. Hastalık sırasında iliğin sertleşmesi (osteoskleroz) ve kan yapımının kemik iliği dışına, özellikle dalak ve karaciğere kayması da görülür1.

Vücutta ne olur?

Kemik iliği normalde ince bir destek lif ağı (retikülin) içinde kan hücrelerini üretir. Miyelofibrozda mutasyonlu hücrelerin salgıladığı iltihap ve büyüme sinyalleri, ilikteki normal bağ dokusu hücrelerini uyarır ve liflerin kalınlaşıp çoğalmasına yol açar2. İlik zamanla yara dokusuna benzer bir yapıya dönüşür.

Yer daralan ilik yeterince alyuvar üretemez ve kansızlık gelişir. Vücut kan yapımını dalak ve karaciğere kaydırmaya çalışır; dalak bu nedenle çok büyüyebilir. Aynı iltihabi sinyaller yorgunluk, gece terlemesi ve kilo kaybı gibi bedensel yakınmalardan da sorumludur2.

Ne kadar sık görülür?

Miyelofibroz nadir bir hastalıktır; yıllık sıklığı 100.000 kişide 0,22 ile 0,99 arasında bildirilmiştir2. Tanı anındaki ortanca yaş 65'tir; hastaların yaklaşık yüzde 65'i erkektir ve prefibrotik evrede tanı alanlarda ortanca yaş 57'dir2. Türkiye'de Sağlık Bakanlığı'nın 2022 kanser istatistikleri, miyelofibrozu da kapsayan miyeloproliferatif hastalık grubunda (ICD-10 D45, D47) toplam 2.644 yeni olgu bildirmektedir; miyelofibroz için ayrı bir sayı verilmemiştir3. D47 başlığı önemi belirsiz monoklonal gamopati (MGUS) gibi başka bazı belirsiz davranışlı kan hastalıklarının kodlarını da içerdiğinden bu toplam yalnızca miyeloproliferatif hastalıkları yansıtmayabilir.

Türleri: primer ve ikincil miyelofibroz, prefibrotik evre

Uluslararası sınıflamalar miyelofibrozu iki köken altında inceler4:

Tür Tanım Not
Primer miyelofibroz, prefibrotik (erken) evre Kemik iliğinde lif artışı henüz hafif (derece 0–1); megakaryositler belirgin biçimde anormal Sıklıkla trombosit yüksekliğiyle bulunur; esansiyel trombositemiden ayırımı biyopsiyle yapılır
Primer miyelofibroz, belirgin (fibrotik) evre Lif artışı derece 2–3 Kansızlık, büyük dalak ve genel belirtiler daha sıktır
Polisitemi vera sonrası miyelofibroz Daha önce polisitemi vera tanısı olan kişide derece 2–3 lif artışı Flebotomi ihtiyacının azalması, kansızlık, dalak büyümesi
Esansiyel trombositemi sonrası miyelofibroz Daha önce esansiyel trombositemi tanısı olan kişide derece 2–3 lif artışı Hemoglobinde 2 g/dL'den fazla düşüş, LDH yüksekliği

Primer ve ikincil miyelofibroz benzer belirtiler verir ve tedavi ilkeleri büyük ölçüde ortaktır; ancak risk skorları farklıdır2. WHO-HAEM5'e göre lösemiye dönüşüm, polisitemi vera ve esansiyel trombositemiye kıyasla primer miyelofibrozda daha sıktır ve fibrotik evrede lösemisiz yaşam süresi prefibrotik evreye göre kısadır1.

Nedenleri ve risk faktörleri

Miyelofibroz, kemik iliği kök hücresinde yaşam içinde oluşan mutasyonlarla başlar. Primer miyelofibrozda JAK2 V617F yaklaşık yüzde 60, CALR yüzde 20–25, MPL yüzde 5–8 oranında bulunur; hastaların yaklaşık yüzde 10'unda bu üçünden hiçbiri yoktur ve bu "üçlü negatif" grup daha olumsuz seyirlidir2. ASXL1, EZH2, IDH1/2, SRSF2 ve U2AF1 gibi ek mutasyonlar ise hastalığın ilerleme ve lösemiye dönüşme riskini artırır2.

Miyelofibroz kalıtsal bir hastalık olarak kabul edilmez; bazı ailelerde kümelenme bildirilmiş olsa da bu nadirdir2. Belirli bir yaşam tarzı ya da besinle ilişkisi gösterilmemiştir. En önemli risk etkenleri ileri yaş ve daha önceden polisitemi vera veya esansiyel trombositemi tanısı bulunmasıdır.

Belirtileri nelerdir?

Sık görülen belirtiler

Erken evrede, özellikle prefibrotik dönemde, hastalık belirti vermeyebilir ve rutin kan sayımında trombosit yüksekliğiyle fark edilir2. İlerledikçe şu yakınmalar ortaya çıkar5:

  • Sol kaburga altında ağrı veya dolgunluk, az yemekle çabuk doyma (büyük dalağa bağlı)
  • Belirgin yorgunluk, nefes darlığı ve solukluk (kansızlığa bağlı)
  • Gece terlemesi, açıklanamayan ateş ve kilo kaybı
  • Kemik ağrısı
  • Kolay morarma, deride nokta şeklinde kanamalar (peteşi) ve kanama eğilimi

Dalağın neden büyüdüğü ve hangi durumlarda değerlendirilmesi gerektiği dalak büyümesi sayfasında ayrıca anlatılmıştır. Yakınmaların şiddetini düzenli ölçmek için hekimler on soruluk MPN-SAF toplam belirti puanı gibi doğrulanmış formlar kullanır2.

Acil başvuru gerektiren durumlar

Miyelofibrozda toplardamar pıhtısı yılda yaklaşık yüzde 1,7 oranında görülür ve bunların yarısı karaciğer veya dalak damarı gibi olağandışı yerlerde gelişir2.

Tanı nasıl konur?

Kan testleri

Tam kan sayımında kansızlık, lökosit ve trombositlerde yükseklik veya düşüklük görülebilir. Periferik yaymada gözyaşı damlası şeklinde alyuvarlar ve kanda normalde bulunmaması gereken genç kan hücreleri (lökoeritroblastoz) tipiktir25. LDH yüksekliği de destekleyici bir bulgudur4.

Kemik iliği biyopsisi

Tanı kemik iliği biyopsisi ile konur. Biyopside anormal megakaryositler ve özel boyalarla gösterilen retikülin veya kollajen lif artışı derecelendirilir4. ICC 2022'ye göre tanı için üç ana ölçütün tamamı gerekir: biyopsi bulgusu, bir sürücü mutasyon ya da başka bir klonal belirteç ve diğer hastalıkların dışlanması. Bunlara en az bir yardımcı ölçüt eşlik etmelidir: kansızlık, lökosit sayısının 11 × 10⁹/L ve üzerinde olması, ele gelen dalak ya da LDH yüksekliği4.

Genetik ve moleküler testler

JAK2, CALR ve MPL mutasyonları yüksek duyarlılıklı yöntemlerle araştırılır4. ASH 2026 kılavuzu, tüm miyelofibroz hastalarında tanı anında yalnızca bu üç gene değil, ek yüksek riskli mutasyonları da tarayan geniş bir genetik panel (yeni nesil dizileme) yapılmasını önerir6. Kromozom incelemesi (karyotip) de risk hesaplamasında kullanılır2.

Görüntüleme

Dalak ve karaciğer büyüklüğü muayeneyle, gerektiğinde ultrason ya da diğer görüntülemelerle izlenir. Kılavuzlar dalak boyutundaki değişikliği tedavi yanıtının ölçütlerinden biri olarak kullanır2.

Risk skorları: DIPSS-plus, MIPSS70+

Miyelofibrozun seyri kişiden kişiye çok değiştiği için tedavi ve nakil kararları risk skorlarına dayanır2:

Skor İçerdiği bilgiler Kullanım alanı
DIPSS Yaş, kansızlık (hemoglobin 10 g/dL altı iki puan), lökosit, kanda blast, genel belirtiler Hastalığın her döneminde yeniden hesaplanabilir
DIPSS-plus DIPSS'e ek olarak karyotip, transfüzyon ihtiyacı ve trombosit düşüklüğü Klinik ve kromozom bilgisini birleştirir
MIPSS70 / MIPSS70+ sürüm 2.0 Klinik bulgular, karyotip, ASXL1, SRSF2, EZH2, IDH1/2, U2AF1 mutasyonları ve CALR tipi 70 yaş ve altındaki, nakle aday olabilecek hastalar
MYSEC Klinik bulgular ve CALR durumu Polisitemi vera ve esansiyel trombositemi sonrası miyelofibroz

MIPSS70+ sürüm 2.0, 70 yaş ve altındaki hastalarda beş risk grubu tanımlar. Ortanca yaşam süresi çok yüksek risk grubunda 1,8 yıl, yüksek riskte 4,1 yıl, orta riskte 7,7 yıl, düşük riskte 16,4 yıldır; çok düşük risk grubunda on yıllık yaşam oranı yüzde 92'dir2. ASH 2026 kılavuzu da önerilerini "daha düşük riskli" ve "daha yüksek riskli" hasta gruplarına göre ayırır6.

Tedavi

Tedavi kararını belirleyen faktörler

Tedavi seçimi risk grubuna, dalak büyüklüğüne, belirti yüküne, kansızlık ve trombosit düzeyine, yaşa ve nakle uygunluğa göre yapılır. Belirtisi olmayan düşük ve çok düşük riskli hastalarda ilaç tedavisinin yarar sağladığına dair kanıt yoktur; bu kişiler düzenli izlenir2. Lökosit veya trombosit yüksekliği ön plandaysa birinci basamakta hidroksiüre kullanılır27.

JAK inhibitörleri

JAK inhibitörleri, hastalığın temelindeki aşırı sinyali baskılayarak dalağı küçültür ve gece terlemesi, kaşıntı, yorgunluk gibi yakınmaları azaltır2. Bugün miyelofibrozda dört JAK inhibitörü kullanılmaktadır: ruksolitinib, fedratinib, pakritinib ve momelotinib; bu ilaçların onay durumu ülkeden ülkeye değişir26. Ruksolitinibe yanıt çoğunlukla tedavinin 12. haftasına kadar ortaya çıkar; dalak hacminde en az yüzde 35 küçülme sağlayan hastaların yaklaşık üçte ikisi bu yanıta bu süre içinde ulaşır2. En sık yan etkiler kansızlık ve trombosit düşüklüğüdür2.

ASH 2026 kılavuzunun JAK inhibitörleriyle ilgili başlıca önerileri şunlardır6:

  • Daha düşük riskli ama belirgin belirtisi veya rahatsız eden dalak büyümesi olan hastalarda JAK inhibitörü önerilir.
  • Daha yüksek riskli ancak belirtisi ve dalak sorunu olmayan hastalarda yalnızca risk skoru nedeniyle JAK inhibitörü başlanması önerilmez.
  • Tedavi kararı, düzenli ve yapılandırılmış belirti değerlendirmesine dayanmalıdır.

Anemi tedavisi ve anemide tercih edilen JAK inhibitörleri

Kansızlık miyelofibrozun en zorlayıcı sorunlarından biridir. Türk Hematoloji Derneği kılavuzu tedavi öncesinde demir, folat ve B12 eksikliğinin dışlanmasını önerir. Eritropoetin tedavisinin, kan EPO düzeyi 125 mU/mL'nin altında olan ve henüz transfüzyon bağımlılığı gelişmemiş hastalarda etkili olabileceğini belirtir7.

ASH 2026'ya göre tedavi ihtiyacı esas olarak kansızlıktan kaynaklanan ve daha önce JAK inhibitörü kullanmamış hastalarda iki yol vardır6. Birinci yol, kansızlığı da iyileştirebilen momelotinib ya da pakritinibdir; ikincisi eritropoez uyarıcı ilaçlar, luspatersept veya danazol gibi JAK dışı tedavilerdir. Ruksolitinib ya da fedratinib altında gelişen kansızlık ilacın etkili dozda kullanılmasını engelliyorsa momelotinib veya pakritinibe geçiş önerilir6.

Momelotinib, MOMENTUM çalışmasında kansızlığı olan ve belirtili 195 hastada danazolle karşılaştırılmıştır. Belirti puanında en az yüzde 50 iyileşme momelotinib grubunda yüzde 25, danazol grubunda yüzde 9 oranında görülmüştür8. ASH kılavuz paneline göre pakritinib, kansızlıkla birlikte trombosit sayısı da düşük olan hastalarda düşünülebilecek bir seçenektir6. Ülkemizde bu ilaçlara erişim ve geri ödeme koşulları değişkenlik gösterebilir.

Dalağa yönelik diğer yaklaşımlar

İlaçlara yanıt vermeyen dev dalakta dalağa ışın tedavisi geçici bir rahatlama sağlayabilir; etkisi çoğunlukla altı ayı geçmez2. Dalağın ameliyatla alınması ise yüksek kanama, enfeksiyon ve pıhtı riski taşıdığı için güncel Alman kılavuzunda kaçınılması gereken bir seçenek olarak değerlendirilir2.

Allojeneik kök hücre nakli: kimlere?

Allojeneik kök hücre nakli, miyelofibrozda iliğin lifleşmesini geriletebilen ve bugün için hastalığı ortadan kaldırma potansiyeli taşıdığı bilinen yöntemdir. Buna karşılık nakle bağlı ölüm riski yüzde 10–30 arasında bildirilmiştir2. Bu nedenle nakil, genellikle orta-2 veya yüksek riskli ya da yüksek riskli mutasyon taşıyan, genel durumu nakle uygun hastalarda tartışılır27.

ASH 2026 kılavuzu, JAK inhibitörüne yanıt veren yüksek riskli hastaların, yanıt kaybını beklemeden erkenden nakil merkezine yönlendirilmesini önerir6. Nakil planlanan ve daha önce JAK inhibitörü almamış hastalarda, belirgin dalak büyümesi ya da belirti yoksa nakil öncesi rutin JAK inhibitörü önerilmez6. Nakil kararı; yaş, eşlik eden hastalıklar, donör durumu ve hastanın tercihleri birlikte değerlendirilerek verilir.

Diğer öneriler ve klinik araştırmalar

ASH 2026, JAK2 V617F mutasyonu taşıyan miyelofibroz hastalarında sakıncası yoksa düşük doz aspirin önerir; diğer hastalarda pıhtı ve kanama riskleri birlikte tartılarak karar verilir6. Kan nakline bağlı demir birikiminde rutin demir şelasyonu ve erken (prefibrotik) evrede sitoredüksiyon ihtiyacı yokken rutin pegile interferon kullanımı önerilmez6.

BET inhibitörleri ve telomeraz inhibitörleri gibi yeni ilaçlar, yalnız başına ya da JAK inhibitörleriyle birlikte miyelofibrozda klinik araştırma aşamasındadır2. Uygun hastalarda klinik çalışmalara katılım bir seçenek olarak değerlendirilebilir.

Yan etkiler ve destek tedavisi

Ruksolitinib kullananlarda zona (herpes zoster) enfeksiyonu daha sık görüldüğü için zona aşısı önerilir2. Ruksolitinib ve hidroksiüre kullananlarda yılda bir dermatolojik muayene de önerilir2. Transfüzyon gereken hastalarda kan sayımı ve demir yükü düzenli izlenir.

Seyir ve yaşam beklentisi

Miyelofibroz, miyeloproliferatif hastalıklar içinde seyri en değişken olanlardan biridir. Bazı kişiler on yıllarca belirgin sorun yaşamazken, yüksek riskli gruptaki hastalarda hastalık birkaç yılda ilerleyebilir2. Ortanca yaşam süreleri risk skoru bölümündeki tabloda verilmiştir; bu değerler grup ortalamalarıdır ve kişisel bir tahmin değildir.

Seyri olumsuz etkileyen başlıca etkenler ileri yaş, ağır kansızlık ve transfüzyon ihtiyacı, kanda blast artışı, olumsuz karyotip ve yüksek riskli mutasyonlardır2. Akut lösemiye dönüşüm, primer miyelofibrozda diğer miyeloproliferatif hastalıklara göre daha sık görülür1.

Tedavi sonrası takip ve günlük yaşam

Kontroller kan sayımı, dalak muayenesi, belirti puanı ve ilaç yan etkilerini kapsar; sıklığı tedaviye ve risk grubuna göre belirlenir2. Belirtilerdeki artış, yeni gelişen ateş veya kilo kaybı ve transfüzyon ihtiyacındaki değişiklik bir sonraki kontrolü beklemeden hekime bildirilmelidir.

Miyelofibrozlu kişilere genel olarak COVID-19 aşısı önerilir; ruksolitinib kullananlarda aşı yanıtı zayıf kalabildiği için ek dozlar gündeme gelebilir2. Büyük dalakla günlük yaşamda dikkat edilmesi gereken noktalar dalak büyümesi sayfasında ayrıca anlatılmıştır.

Ne zaman hematoloji uzmanına başvurmalı?

Açıklanamayan kansızlık, büyüyen dalak, kan sayımında birden fazla hücre dizisinde bozukluk ya da yaymada gözyaşı damlası şeklinde alyuvarlar saptanması ayrıntılı değerlendirme gerektirir. Gece terlemesi, ateş ve kilo kaybı bu bulgulara eşlik ediyorsa değerlendirme daha da önem kazanır.

Polisitemi vera veya esansiyel trombositemi tanısıyla izlenen kişilerde flebotomi ihtiyacının azalması, hemoglobinin düşmesi ve dalağın büyümesi miyelofibroza dönüşümün işaretleri olabilir. Bu belirtilerden biri sizde varsa değerlendirme için bir hematoloji uzmanına başvurmanız önerilir.

Sıkça sorulan sorular

Miyelofibroz nedir, ne demek?

Miyelofibroz, kemik iliğinin içinde normalde ince olan destek liflerinin kalınlaşıp çoğalması ve iliğin yara dokusuna benzer bir yapıya dönüşmesidir. Bu süreç, kemik iliği kök hücresinde oluşan edinilmiş mutasyonlarla başlayan bir kan kanseri türüdür. İlik yeterince kan yapamayınca kansızlık gelişir, kan yapımı dalak ve karaciğere kayar ve dalak büyür. Hastalık kendiliğinden başlarsa primer, polisitemi vera veya esansiyel trombositemi zemininde gelişirse ikincil miyelofibroz adını alır.

Miyelofibroz belirtileri nelerdir?

En sık belirtiler yorgunluk ve halsizlik, sol kaburga altında dolgunluk veya ağrı, az yemekle çabuk doyma, gece terlemesi, açıklanamayan ateş ve kilo kaybıdır. Kansızlığa bağlı nefes darlığı, kemik ağrısı, kolay morarma ve kanama da görülebilir. Erken evrede hastalık hiçbir yakınma yapmadan, rutin kan sayımında trombosit veya lökosit yüksekliğiyle fark edilebilir. Bu belirtilerin başka nedenleri de olduğundan tanı kemik iliği biyopsisiyle konur.

Miyelofibroz tedavisi var mı?

Evet. Belirtisi olmayan düşük riskli hastalar ilaçsız izlenebilir. Dalak büyümesi ve belirtiler için ruksolitinib, fedratinib, pakritinib ve momelotinib gibi JAK inhibitörleri kullanılır. Kansızlık için eritropoez uyarıcı ilaçlar, danazol ya da luspatersept gibi seçenekler vardır. Hastalığı ortadan kaldırma olasılığı bulunan yöntem allojeneik kök hücre naklidir; ancak riskli olduğu için özellikle yüksek riskli ve nakle uygun hastalarda düşünülür.

Miyelofibroz hastası ne kadar yaşar?

Yaşam süresi hastanın risk grubuna göre çok farklıdır. Genetik bilgileri de kullanan MIPSS70+ sürüm 2.0 skoruna göre 70 yaş ve altındaki hastalarda ortanca yaşam süresi çok yüksek risk grubunda yaklaşık 1,8 yıl, düşük risk grubunda 16,4 yıl bulunmuştur. Çok düşük risk grubunda ise on yıllık yaşam oranı yüzde 92'dir. Bu sayılar grup ortalamalarıdır; kendi risk grubunuzu ve buna göre beklentiyi hekiminizle konuşmanız en doğru bilgiyi verir.

Miyelofibroz kalıtsal mı?

Hayır, miyelofibroz kalıtsal bir hastalık olarak kabul edilmez. Hastalığa yol açan JAK2, CALR ve MPL mutasyonları doğuştan gelmez; yaşam içinde bir kemik iliği kök hücresinde kendiliğinden oluşur ve çocuklara aktarılmaz. Bazı ailelerde miyeloproliferatif hastalıkların birden fazla kişide görüldüğü bildirilmiştir; ancak bu durum nadirdir ve aile bireylerinin belirtisi yokken taranması rutin olarak önerilmez.

Kaynaklar

  1. Khoury JD, ve ark. The 5th edition of the World Health Organization Classification of Haematolymphoid Tumours: Myeloid and Histiocytic/Dendritic Neoplasms. Leukemia. 2022;36(7):1703-19 — Leukemia, 2022 (erişim: 18.10.2026)
  2. Griesshammer M, ve ark. Primary Myelofibrosis (PMF): The German ONKOPEDIA Guideline 2025. Int J Cancer. 2026;159(7):1642-62 — International Journal of Cancer (PubMed Central), 2026 (erişim: 18.10.2026)
  3. 2022 Yılı Türkiye Kanser İstatistikleri — T.C. Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü, 2026 (erişim: 18.10.2026)
  4. Arber DA, ve ark. International Consensus Classification of Myeloid Neoplasms and Acute Leukemias: integrating morphologic, clinical, and genomic data. Blood. 2022;140(11):1200-28 — Blood (PubMed Central), 2022 (erişim: 18.10.2026)
  5. Myeloproliferative Neoplasms Treatment (PDQ) – Patient Version — National Cancer Institute, 2026 (erişim: 18.10.2026)
  6. Stein BL, ve ark. American Society of Hematology 2026 Guidelines for the Management of Myelofibrosis in Adults. Blood Adv. 2026 (doi:10.1182/bloodadvances.2026021650) — American Society of Hematology, 2026 (erişim: 18.10.2026)
  7. Türk Hematoloji Derneği. Kronik Myeloid Lösemi ve Kronik Myeloproliferatif Neoplaziler Tanı ve Tedavi Kılavuzu, Sürüm 1.03. Ekim 2016 — Türk Hematoloji Derneği, 2016 (erişim: 18.10.2026)
  8. Verstovsek S, ve ark. Momelotinib versus danazol in symptomatic patients with anaemia and myelofibrosis (MOMENTUM): results from an international, double-blind, randomised, controlled, phase 3 study. Lancet. 2023;401(10373):269-80 — The Lancet, 2023 (erişim: 18.10.2026)
İnceleyen ve onaylayan

Prof. Dr. Mehmet Ali Özcan

İç Hastalıkları Uzmanı · Hematoloji Yan Dal Uzmanı. Dokuz Eylül Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü öğretim üyesi. Lenfoma Platformu Derneği başkanı.