Hemofili, pıhtılaşma faktörü VIII (hemofili A) ya da faktör IX (hemofili B) eksikliği nedeniyle kanın yeterince pıhtılaşamadığı kalıtsal bir kanama hastalığıdır. X kromozomu üzerinden geçtiği için çoğunlukla erkeklerde görülür. En tipik belirtisi eklem ve kas içine kanamadır. Düzenli koruyucu tedaviyle hastaların çoğu etkin bir yaşam sürdürebilir.
Önemli noktalar
- Hemofilinin şiddeti kandaki faktör düzeyine göre ağır, orta ve hafif olarak sınıflanır.
- Ağır hemofilide kanamayı önleyen düzenli profilaksi, kanadıkça tedaviye göre güçlü biçimde önerilir.
- Faktör dışı yeni ilaçlar deri altına uygulanır; kanama ve ameliyat için ayrıca plan gerekir.
- Taşıyıcı kadınların yaklaşık üçte birinde faktör düzeyi düşüktür ve kanama sorunları görülebilir.
- Yaşam süresi uzadıkça erişkin hastalarda kalp-damar hastalıkları ve eklem sağlığı ön plana çıkar.
Hemofili nedir?
Hemofili, kanın pıhtılaşması için gereken faktör VIII ya da faktör IX adlı proteinlerin eksik olduğu kalıtsal bir kanama hastalığıdır1. Faktör VIII eksikliğine hemofili A, faktör IX eksikliğine hemofili B denir. Bir kanama bozukluğu olarak hemofili, "kan sulanması" gibi belirsiz yakınmalardan farklıdır. Sorun ölçülebilir bir faktör eksikliğidir ve şiddeti bu ölçüme göre belirlenir12.
Vücutta ne olur?
Damar yaralandığında önce trombositler bir tıkaç oluşturur. Ardından pıhtılaşma faktörleri bir zincir halinde etkinleşerek bu tıkacı fibrin ağıyla sağlamlaştırır. Faktör VIII ve IX bu zincirin ortasında, pıhtılaşmayı hızlandıran kilit halkalardır. Biri eksik olduğunda ilk tıkaç kurulur ama yeterince güçlenemez; kanama durur gibi olup yeniden başlar ya da dokunun içine sızarak sürer.
Bu yüzden hemofilideki kanamalar çoğunlukla dışarıdan görünen kesiklerden değil, eklem ve kas gibi derin dokulardan olur. Eklem içine tekrar tekrar sızan kan, eklem zarında iltihaba ve zamanla kıkırdak hasarına yol açar. Bu tabloya hemofilik artropati denir1.
Ne kadar sık görülür?
Hemofili A, yaklaşık 5.000 erkek doğumdan birinde görülür ve tüm hemofili olgularının %80–85'ini oluşturur12. Dünya Hemofili Federasyonu'nun hesaplamasına göre dünyada yaklaşık 1.125.000 erkeğin hemofilisi olması beklenmektedir; bunların çoğu henüz tanı almamıştır2. Olguların yaklaşık %30'unda ailede hemofili öyküsü yoktur; hastalık yeni ortaya çıkan bir gen değişikliğiyle başlar2.
Türkiye'de güncel toplam hasta sayısını veren resmî bir kayıt yayımlanmamıştır. Ülkemizden çıkan en kapsamlı ulusal veri, 35 hemofili merkezinde izlenen ve yaşayan 433 hemofili B hastasını inceleyen 2024 tarihli çalışmadır3. Bu çalışmada hastaların %49'u orta, %30'u ağır, %15,7'si hafif hemofili B idi.
Şiddet dereceleri
Hemofilinin şiddeti, kandaki faktör düzeyinin normalin yüzde kaçı olduğuna göre belirlenir12:
| Şiddet | Faktör düzeyi | Tipik kanama özelliği |
|---|---|---|
| Ağır | %1'in altında | Görünür bir neden olmadan eklem ve kas içine kanamalar |
| Orta | %1–5 | Ara sıra kendiliğinden kanama; küçük darbe ve işlemlerden sonra uzun süren kanama |
| Hafif | %5'ten fazla, %40'ın altında | Kendiliğinden kanama nadir; ameliyat, diş çekimi ya da ciddi yaralanmadan sonra ağır kanama |
Faktör düzeyi düştükçe tanı yaşı erkene kayar. Hafif hemofilide ise tanı bazen ilk büyük ameliyata ya da diş çekimine kadar gecikir1.
Hemofili A ve B nasıl kalıtılır?
Kalıtım (X'e bağlı geçiş)
Faktör VIII ve IX genleri X kromozomu üzerindedir. Erkeklerde tek X kromozomu bulunduğu için bu kromozomdaki bozuk gen hastalığı ortaya çıkarır. Kadınlarda ikinci X kromozomu sağlam bir kopya taşıdığından çoğu kadın taşıyıcı olur2.
Taşıyıcı bir annenin her erkek çocuğunun hemofili olma, her kız çocuğunun da taşıyıcı olma olasılığı %50'dir. Hemofilili bir babanın erkek çocukları sağlıklı olur, kız çocuklarının hepsi ise taşıyıcıdır. Genetik danışmanlık, aile planlamasında bu olasılıkların doğru anlaşılmasına yardım eder1.
Taşıyıcı kadınlarda kanama
Taşıyıcı kadınlar uzun süre "belirtisiz" kabul edildi. Oysa taşıyıcıların yaklaşık %30'unda faktör düzeyi normalin %40'ının altındadır ve bu kadınlar hafif hemofili gibi değerlendirilir1. Ağır adet kanaması, doğum sonrası kanama ve diş çekiminden sonra uzun süren kanama en sık sorunlardır. Dünya Hemofili Federasyonu, hemofili tanısı alanlar içinde kadınların oranının beklenenden çok düşük kaldığını vurgular4.
Belirtileri nelerdir?
Sık görülen belirtiler
Hemofilinin en tipik belirtisi eklem içine kanamadır (hemartroz); kanamaların %70–80'i eklemlere olur1. En sık diz, dirsek ve ayak bileği etkilenir. Eklem kanaması çoğu zaman bir karıncalanma ya da gerginlik hissiyle başlar. Ardından eklem şişer, ısınır, ağrılı hale gelir ve hareket kısıtlanır.
Kas içine kanamalar tüm kanamaların %10–20'sini oluşturur1. Bunların dışında kolay morarma, ağız içi ve diş eti kanaması, idrarda kan ve işlemlerden sonra uzun süren kanama görülebilir. Belirtilerin başka hangi durumlarla karıştırılabileceği vücutta morluklar sayfasında anlatılır.
Hafif ve orta hemofilide tanı bazen bir girişim sonrasında konur. Türk Hematoloji Derneği kılavuzu, ülkemizde bazı çocukların sünnetten sonra durmayan kanama nedeniyle tanı aldığına dikkat çeker1. Türkiye'deki hemofili B kohortunda da sünnet, eklem dışı girişimlerin %44,9'unu oluşturmuştur3.
Acil başvuru gerektiren durumlar
Kafa içi, boyun, karın içi ve sindirim sistemi kanamaları hayatı tehdit edebilir. Bu kanamalarda kılavuzlar, görüntüleme beklenmeden önce faktör uygulanmasını önerir1.
Tanı nasıl konur?
Kan testleri
Hemofili şüphesinde ilk bakılan testler aPTT ve PT'dir. Hemofilide aPTT uzar, PT normaldir. Hafif hemofilide aPTT normal sınırlarda kalabildiği için klinik şüphe varsa doğrudan faktör VIII ve IX düzeyleri ölçülür1.
Faktör VIII'i düşük bulunan herkeste von Willebrand hastalığı da araştırılır; çünkü bazı tiplerinde faktör VIII de düşük çıkar ve hemofiliyle karışabilir1. Bu konuda ayrıntı von willebrand hastalığı sayfasındadır.
Genetik testler
Genetik test, hastalığa yol açan gen değişikliğini gösterir. Bu bilgi inhibitör gelişme riskini öngörmeye, taşıyıcıları saptamaya ve doğum öncesi tanıya yardımcı olur2. Ağır hemofili A'lı hastaların önemli bir bölümünde faktör VIII geninde aynı tür değişiklik (intron 22 dönüşümü) bulunur1.
İnhibitör testi
İnhibitör, vücudun dışarıdan verilen faktöre karşı ürettiği antikordur ve tedavinin etkisini azaltır. Bethesda yöntemiyle ölçülür ve tedavi başladıktan sonra düzenli aralıklarla aranır. Beklenen yanıtın alınmadığı her durumda da test edilir12.
Tedavi
Tedavi kararını belirleyen faktörler
Tedavi planı hemofilinin tipine ve şiddetine, inhibitör olup olmamasına, kanama sıklığına, eklem durumuna ve kişinin yaşam tarzına göre yapılır. Tedavinin hemofili konusunda deneyimli, hematolog, fizyoterapist, ortopedist, diş hekimi ve hemşireden oluşan kapsamlı bakım ekipleri tarafından yürütülmesi önerilir2. Ülkemizde yeni ilaçlara erişim ve geri ödeme koşulları değişkenlik gösterebilir.
Faktör replasmanı: profilaksi ve kanadıkça tedavi
Eksik faktör, damar yoluyla verilen konsantrelerle yerine konur. Konsantreler insan plazmasından ya da laboratuvarda (rekombinant) üretilir. Bir de vücutta daha uzun kalacak şekilde değiştirilmiş "uzatılmış yarı ömürlü" ürünler vardır15. Uzatılmış yarı ömürlü faktör IX ürünleriyle çoğu hastada 1–2 haftada bir uygulama yeterli olurken faktör VIII ürünlerinde bu süre daha kısıtlıdır5.
İki ana kullanım şekli vardır. Kanadıkça (talep üzerine) tedavide faktör yalnız kanama olduğunda verilir. Profilakside ise kanama olmadan, düzenli aralıklarla verilerek faktör düzeyi koruyucu bir seviyede tutulur. Uluslararası Tromboz ve Hemostaz Derneği'nin 2024 kılavuzu, ağır ve ağıra yakın hemofili A ve B'de profilaksiyi kanadıkça tedaviye karşı güçlü biçimde önerir6.
Türkiye'deki hemofili B kohortunda tam tedavi bilgisi olan hastaların %55,4'ü izlemin başından itibaren profilaksi almıştı. %23,6'sı ise sonradan kanadıkça tedaviden profilaksiye geçmişti3. Çalışma, faktör konsantrelerine ülkemizde 1993'ten önce erişilemediğini ve profilaksinin 2007'den sonra yaygınlaştığını da belgeler3.
Faktör dışı tedaviler
2017'den bu yana hemofili tedavisinde eksik faktörü yerine koymayan ilaçlar da kullanılmaktadır. Bunların ortak özelliği deri altına, damar yolu gerektirmeden uygulanmalarıdır; çoğu da faktöre göre daha seyrek aralıklarla verilir5.
- Faktör VIII'i taklit eden bispesifik antikor: Pıhtılaşma zincirindeki iki faktörü (IXa ve X) yan yana getirerek faktör VIII'in işini görür. Faktör VIII inhibitörü olan hastalarda da etkilidir. İlk ilaç 2017'de onaylanmıştır; benzer yeni moleküller klinik araştırma aşamasındadır5.
- Dengeleyici (rebalancing) tedaviler: Pıhtılaşmayı frenleyen doğal proteinleri baskılayarak dengeyi yeniden kurar. Doku faktörü yolu inhibitörüne (TFPI) karşı antikorlar 2024'te, antitrombin yapımını azaltan küçük girişimci RNA (siRNA) ilacı 2025'te ABD'de onay almıştır5. Hemofili A ve B'de, bazıları inhibitörlü hastalarda da kullanılabilir.
Bu ilaçlar kanamaları belirgin biçimde azaltır, ancak pıhtılaşmayı tam olarak normale getirmez. Sağladıkları koruma, laboratuvar tahminlerine göre faktör düzeyinin yaklaşık %10–40'ı arasında bir etkiye karşılık gelir5. Bu nedenle yalnız korunma amacıyla kullanılır; kanama ya da ameliyat olduğunda ek tedavi gerekir5.
Dengeleyici tedavilerin klinik çalışmalarında pıhtı olayları görülmüştür. Risk, ilaç düzeyi ve aynı günlerde kullanılan ek kanama ilaçlarıyla ilişkili bulunmuş ve alınan önlemlerle azaltılmıştır5. Dünya Hemofili Federasyonu, uzun dönem izlemde küçük bir ameliyattan sonra ölümcül bir inme gelişen bir hastaya ilişkin güvenlik bildirimi yayımlamıştır4. Bu nedenle bu ilaçlar, ek faktör kullanımı ve ameliyat planları ekipçe önceden konuşulur.
İnhibitör gelişimi ve immün tolerans
İnhibitör, hemofili tedavisinin en önemli sorunudur. Daha önce tedavi görmemiş ağır hemofili A'lı hastaların yaklaşık %30'unda gelişir; çoğu ilk 20 uygulama gününde ortaya çıkar2. Hemofili B'de sıklık %5'e kadardır, ancak inhibitör gelişen hastalarda ağır alerjik tepki ve böbrek sorunu riski vardır2.
İnhibitörü olan hastalarda kanamalar, faktörü atlayarak pıhtılaşmayı sağlayan "baypas" ilaçlarla tedavi edilir. Korunma amacıyla faktör VIII'i taklit eden antikor ya da dengeleyici ilaçlar kullanılabilir65. İmmün tolerans tedavisinde ise faktör uzun süre düzenli ve yüksek miktarda verilerek bağışıklık sisteminin faktörü "tanıması" ve antikorun kaybolması amaçlanır1.
Gen tedavisi: uygunluk ve erişim
Gen tedavisinde, zararsız hale getirilmiş bir virüs (AAV) aracılığıyla karaciğer hücrelerine sağlam bir faktör geni taşınır. Amaç vücudun eksik faktörü kendisinin üretmesidir. Hemofili B için ilk ürün 2022'de, hemofili A için 2023'te ABD'de onay almıştır57.
Gen tedavisinin ticari kullanımı beklentilerin altında kalmıştır. Bunun nedenleri arasında yanıtın önceden kestirilememesi, bağışıklık baskılayıcı ilaç gerekebilmesi ve özellikle hemofili A'da etkinin zamanla azalması sayılır5. Daha önce virüse karşı antikoru olanlar, inhibitörü olanlar ve bazı eşlik eden hastalıkları bulunanlar uygun değildir. Tedavi sonrası oluşan antikorlar nedeniyle uygulama tekrarlanamaz5.
Düşük talep nedeniyle 2025'te bir gen tedavisi ürünü üreticisi tarafından piyasadan çekilmiştir; bugün ruhsatlı iki ürün bulunmaktadır57. Ülkemizde gen tedavisine erişim durumu değişkenlik gösterebilir; uygunluk, deneyimli bir merkezde ayrıntılı değerlendirmeyle belirlenir7.
Erişkin hemofili hastasında yaşam
Eklem sağlığı ve fizyoterapi
Çocuklukta düzenli profilaksi alamamış erişkinlerde sıklıkla tekrar tekrar kanayan bir ya da birkaç "hedef eklem" bulunur1. Düzenli egzersiz kas gücünü ve eklem dengesini korur; fizyoterapistle birlikte planlanan uygun sporlar önerilir12. Tekrarlayan kanama ve iltihapta radyoaktif sinovektomi gibi girişimler, ileri hasarda ise eklem protezi gündeme gelebilir23.
Türkiye kohortunda en sık kanayan ve en sık girişim yapılan eklem diz olmuştur3.
Diş tedavisi ve ameliyatlar
Düzenli diş bakımı, diş eti kanamasını ve ileride diş çekimi gereksinimini azaltır2. Ağrı için ilk tercih parasetamoldür; aspirin ve benzeri ağrı kesicilerden kaçınılır, kas içine enjeksiyon yapılmaz1. Diş çekimi ve ameliyat öncesinde hedef faktör düzeyi ve ek önlemler hemofili ekibiyle belirlenir.
Yaşlanma ve kalp-damar hastalıkları
Tedavinin gelişmesiyle hemofilili kişilerin yaşam süresi uzamıştır. Bu da yüksek tansiyon, şeker hastalığı, kalp ve damar hastalıkları gibi yaşa bağlı sorunları ön plana çıkarmıştır2. Hemofili kalp krizine karşı tam koruma sağlamaz; bilinen risk etkenleri burada da hastalığa yol açabilir2. Aspirin gibi bir ilaç gerektiğinde faktör profilaksisi buna göre yeniden düzenlenir1.
Edinsel hemofili: kalıtsal hemofiliden farkı nedir?
Edinsel hemofili, doğuştan gelen hemofiliden farklı bir hastalıktır. Daha önce hiç kanama sorunu olmayan bir kişinin bağışıklık sistemi faktör VIII'e karşı antikor üretir. Çoğunlukla 60 yaşın üzerinde ya da doğumdan sonraki ilk yıl içinde görülür; kadın ve erkekte ortaya çıkabilir1.
Hastaların yaklaşık yarısında tetikleyici bulunamazken diğerlerinde otoimmün hastalıklar, gebelik ya da kronik lenfositik lösemi gibi kan kanserleri altta yatabilir1. Ani gelişen geniş deri altı ve kas kanamaları tipiktir. Tanı ve tedavisi kalıtsal hemofiliden ayrıdır; ayrıntılar kanama bozuklukları sayfasında anlatılmıştır.
Seyir ve yaşam beklentisi
Hemofilinin seyri büyük ölçüde tedaviye erişime bağlıdır. Düzenli profilaksi alan ve kapsamlı bakım merkezinde izlenen kişilerde eklem kanamaları azalır, okul ve iş yaşamı sürdürülebilir26. Dünya Hemofili Federasyonu kılavuzu, yaşam beklentisindeki iyileşmenin yaşa bağlı hastalıklara yönelik bakımı öne çıkardığını belirtir2.
Yine de kafa içi kanama, inhibitör gelişimi ve ilerleyici eklem hasarı hastalığın ciddi riskleri olmaya devam eder. Seyir kişiden kişiye değiştiği için düzenli izlem önemlidir.
Ne zaman hematoloji uzmanına başvurmalı?
Aşağıdaki durumlarda hemofili yönünden değerlendirme yapılması önerilir:
- Erkek çocukta ya da erişkinde açıklanamayan eklem şişliği, kolay morarma veya işlem sonrası uzun süren kanama
- Ailede hemofili öyküsü olan kadınlarda taşıyıcılık sorusu ya da gebelik planı
- Tahlilde nedeni bilinmeyen uzamış aPTT
- Bilinen hemofilide tedaviye rağmen kanamaların sıklaşması ya da beklenen yanıtın alınamaması
- İleri yaşta veya doğum sonrasında aniden ortaya çıkan geniş morluklar
Böyle bir durumda bir hekime ya da hematoloji uzmanına danışmanız önerilir.
Sıkça sorulan sorular
Hemofili kadınlarda görülür mü?
Hemofili X kromozomuna bağlı geçtiği için ağır formu kadınlarda çok nadirdir. Ancak taşıyıcı kadınlar sanıldığı gibi her zaman belirtisiz değildir. Taşıyıcıların yaklaşık üçte birinde faktör düzeyi normalin %40'ının altındadır ve bu kadınlar hafif hemofili gibi kabul edilir. Ağır adet kanaması, doğum sonrası kanama ve diş çekiminde uzun kanama görülebilir. Dünya Hemofili Federasyonu, kadınların tanı kayıtlarında olması gerekenden çok daha az yer aldığına dikkat çeker.
Hemofili tamamen tedavi edilebilir mi?
Bugün hemofili çoğu kişide kontrol altında tutulabilen, ancak ömür boyu izlem gerektiren bir hastalıktır. Gen tedavisi, karaciğer hücrelerine sağlam bir faktör geni taşıyarak vücudun faktörü kendisinin üretmesini amaçlar. Bazı hastalarda faktör yapımı uzun süre devam eder, ancak yanıt kişiden kişiye değişir ve özellikle hemofili A'da zamanla azalabilir. Uygunluk ölçütleri sıkıdır ve tedavi tekrarlanamaz. Bu nedenle gen tedavisi kalıcı iyileşme vaadi olarak değil, seçeneklerden biri olarak değerlendirilir.
Hemofili hastası ne kadar yaşar?
Düzenli faktör tedavisi ve kapsamlı bakıma erişimi olan ülkelerde hemofilili kişilerin yaşam süresi belirgin biçimde uzamıştır. Dünya Hemofili Federasyonu kılavuzu, bu gelişmenin yaşa bağlı hastalıkları ön plana çıkardığını belirtir. Yaşam beklentisini en çok etkileyen etkenler ağır kanamaların önlenmesi, inhibitör gelişimi, eklem hasarı ve eşlik eden hastalıklardır. Tek tek kişilerin yaşam süresi hakkında genelleme yapılamaz; tedaviye erişim ve düzenli izlem belirleyicidir.
Hemofili taşıyıcılığı nasıl anlaşılır?
Aile öyküsü taşıyıcılık olasılığını gösterir: hemofilili bir erkeğin kızları zorunlu taşıyıcıdır. Faktör düzeyinin ölçülmesi yararlıdır ama normal çıkması taşıyıcılığı dışlamaz. Net yanıt, ailedeki hemofilili kişide saptanan gen değişikliğinin kadında aranmasıyla alınır. Genetik test öncesinde ve sonrasında genetik danışmanlık önerilir. Taşıyıcı kadınların gebelik planlamasını önceden hematoloji ve kadın doğum ekibiyle konuşması doğum güvenliği açısından önemlidir.
Hemofili hastası diş tedavisi ve ameliyat olabilir mi?
Evet, ancak önceden plan yapılması gerekir. Düzenli diş bakımı diş eti kanamasını ve diş çekimi gereksinimini azalttığı için ilk korunma adımıdır. Diş çekimi ya da ameliyat öncesinde hemofili ekibi faktör düzeyini işlemin kanama riskine göre belirler, gerekirse traneksamik asit ekler. Faktör dışı ilaç kullananlarda ek önlemler planlanır. İnhibitörü olan hastalarda işlemler deneyimli merkezlerde yapılmalıdır.
Edinsel hemofili nedir?
Edinsel hemofili, doğuştan değil sonradan gelişen bir tablodur. Daha önce kanama sorunu olmayan bir kişinin bağışıklık sistemi faktör VIII'e karşı antikor üretir. Çoğunlukla ileri yaşta ya da doğumdan sonraki ilk yıl içinde görülür ve kadın ile erkekte ortaya çıkabilir. Ani gelişen geniş morluklar ve kas içi kanamalar tipiktir. Kalıtsal hemofiliden farklı bir tedavi yaklaşımı gerektirir ve gecikmeden değerlendirilmesi gereken bir durumdur.
Kaynaklar
- Hemofili Tanı ve Tedavi Kılavuzu (Ulusal Tanı ve Tedavi Kılavuzu 2021), Sürüm 1.2 — Türk Hematoloji Derneği, 2021 (erişim: 18.10.2026)
- Srivastava A, ve ark. WFH Guidelines for the Management of Hemophilia, 3rd edition. Haemophilia. 2020;26(Suppl 6):1-158 — Haemophilia (Dünya Hemofili Federasyonu), 2020 (erişim: 18.10.2026)
- Zülfikar B, ve ark. Retrospective analysis of hemophilia B in Turkey: identifying main characteristics and treatment options. Res Pract Thromb Haemost. 2024;8(7):102588 — Research and Practice in Thrombosis and Haemostasis, 2024 (erişim: 18.10.2026)
- Statements and advisories; Women and girls with bleeding disorders — Dünya Hemofili Federasyonu (WFH), 2026 (erişim: 18.10.2026)
- Reding MT. New therapies in hemophilia: extend the half-life, mimic, or rebalance? Hematology Am Soc Hematol Educ Program. 2025;2025(1):668-73 — American Society of Hematology Education Program, 2025 (erişim: 18.10.2026)
- Rezende SM, ve ark. International Society on Thrombosis and Haemostasis clinical practice guideline for treatment of congenital hemophilia A and B based on the GRADE methodology. J Thromb Haemost. 2024;22(9):2629-52 — Journal of Thrombosis and Haemostasis, 2024 (erişim: 18.10.2026)
- Young G. Deconstructing gene therapy in hemophilia for the clinician. Hematology Am Soc Hematol Educ Program. 2025;2025(1):659-67 — American Society of Hematology Education Program, 2025 (erişim: 18.10.2026)